Uygulamaları sohbet

Sohbet odaları ulusal ve uluslararası alanda hizmet vermektedir. Sohbet odalarının ilk çıktığı yıllarına oranla günümüzde daha yaygın olmaktadır. Ancak geniş kapsamlı hizmet veren sohbet odası sayısı oldukça azdır. Kapsamlı olarak hizmet veren sohbet odaları günümüzde binlerce kişi tarafından tercih edilmektedir. Azar-Görüntülü Sohbet uygulamasını; * Şu ana kadar 100 milyondan fazla insan indirdi! * Şimdiye kadar 15 milyondan fazla eşleşme Sen de yeni insanlarla tanışıp mutluluğu yakalalamak istemez misin? Sadece bir tıkla dünyanın diğer ucundaki insanlarla sohbet etmeye başla! Sizce de harika değil mi? WeChat diğer görüntülü sohbet uygulamaları arasından tarzıyla sıyrılıyor. Bir sohbet uygulamasından daha çok sosyal medya platformu gibi çalışıyor. Uygulama içerisinde görüntülü sohbet yapabileceğiniz gibi; haber okuyabilir, arkadaşlarınızla oyunlar da oynayabilirsiniz. Android telefonunuzda deneyebileceğiniz en iyi görüntülü sohbet programları listesini derledik.Verimli sıkıştırma algoritmaları kullanan görüntülü arama uygulamaları, yüksek hızlı internet bağlantısı ile birlikte harika bir deneyim sunuyor.Günümüzde, herhangi bir kişiyle telefonumuza sadece birkaç dokunuşla görüntülü sohbet gerçekleştirebiliriz. Yeni Sohbet Uygulamaları. Hafsa 27-10-19 Sohbet Yeni Sohbet Uygulamaları 162 Defa Okundu. Yeni Sohbet Uygulamaları. Canınız mı sıkıldı, farklı bir deneyim mi yaşamak istiyorsunuz? Alın elinize telefonunuzu indirin yeni sohbet uygulamaları ve gelin sanalın eşsiz kollarına…. Eski sohbet siteleri, belli bir platform üzerine kurulu idi. Mobil Sohbet Siteleri Uygulamaları ve Programları . Mobil sohbet siteleri uygulamaları ve programlarını akıllı cihaza indirirken ve yüklerken dikkat edilmesi gereken noktalar vardır. İOS ve Android işletim sistemli cihazların uygulama indirme ve yükleme sistemlerinde birçok farklı uygulama ve programlar bulunmaktadır.

İkinci El Eşya Hizmetleri

2020.08.04 23:10 gunerkan İkinci El Eşya Hizmetleri

İkinci El Eşya Hizmetleri
İkinci el eşya hizmetleri günümüzde oldukça gelişmiş en iyi yerlere gelmiştir. Hem alırken hem de satarken oldukça geniş yelpazede hizmet vere sektör pek çok kişiye büyük avantaj kazandırmaktadır. İkinci el eşya döngüsü yeni yepyenisi almak için elindekini satarak kendine bütçe oluşturmaya çalışan bir kesimin bu mağazalara satması ile başlamaktadır. Alım gücü daha düşük olanların da bu yepyeni eşyaları hem tertemiz şekilde hem de en ekonomik olarak alması ile bu sektör kendi içinde bir gelişim göstermektedir.

https://preview.redd.it/qi2553bvw1f51.jpg?width=720&format=pjpg&auto=webp&s=80069ba2b018068943f062a0b4e7a94c60b1bc3a
İkinci el eşya hizmetleri teknolojinin de gelişmesi ile birlikte elektronik ortama da taşınmıştır. Sosyal medya aracılığı ile sohbet uygulamaları vb tüm teknolojik uygulamalar sayesinde çok daha kolay bir şekilde iletişim kurulabilmektedir. Elinizde bulunan bir eşyanın her yönden resmini çekip yolladığınızda bile eşyalar hakkında aşağı yukarı bir bilgi alabiliyorsunuz. Teknolojik uygulamalar sayesinde tüm işleri kolaylaştıran ikinci el eşya sektöründe de büyük gelişim değişim ile birlikte her kesimden kişiye her türlü ihtiyaca hizmet vermektedirler. İkinci el eşya mağazaları da günümüzde kullandıkları uygulamalara yükledikleri görseller ile birlikte detaylı açıklamalar da bulunmaktadır. Dolayısı ile de var olan ikinci el eşya nedir nasıldır diye inceleme şansı da bulunmaktadır.
İkinci el eşya hizmetleri ile birlikte ortaya çıkan sınırsız hizmet her isteğe verilecek cevap ve her koşulda işleri kolaylaştırma gibi pek çok yönden müşteri memnuniyeti ilk göz önünde tutulan unsurdur. Bu doğrultuda verilen hizmetlerin de herkese cevap vermesi en azından bunun için tüm imkanların seferber edilmesi de bu sektöre emek vermiş esnafların işlerinde sözlerinde ne kadar güvenilir olduklarını da göstermektedir.
İkinci el eşya hizmetleri ile ilgili bilgi almak neler yapıldığını görmek eşyalara canlı bakmak için mağazaları ziyaret etmek mağaza sahiplerini yakından tanımak daha çok güven verecektir. İkinci el eşya hizmetleri bu sektörde çok geçmişten günümüze iyileşerek gelen son birkaç yıldır da çok en iyi haline alan bu sektörde çoğunlukla satılan alınan her eşya kimseyi pişman ettirmemektedir. Çoğu zaman ikinci el eşya sıfırdan iyi olabilmektedir.
submitted by gunerkan to u/gunerkan [link] [comments]


2020.06.29 20:28 sohbetcity Sohbet ve Chat Odaları

Sohbet

📷Sohbet insanların en çok sevdiği eylem türleri arasında yer alır, diğer bir demeçle iletişim ve yazışmak. Sanal ortamda insanların kullanmış olduğu siteler arasında sohbet odaları gibi siteler çoğunlukla kullanılır. Üye olmadan ortak bir sohbet sayfasında yapılan konuşmalar ve zamanla oluşturulan dostluklar. Bir arkadaş edinme çabası içerisinde olanlar için kurulan en özel seviyeli chat siteleri siz dost arayanlar için dizayn edilmiştir. Sohbet.City 2018 senesinde bireysel olarak ücretsiz sohbet hizmeti vermek amacı ile kurulmuştur. Bu site üzerinde bedava chat, oyun ve radyo dinleyebilme gibi imkanlar vardır.

Sohbet Odaları

📷Sohbet ortamımızda sizler için tasarlanan ve hizmet veren 20 farklı sohbet odası yer almaktadır. Bunların tamamı aktif sohbet hizmeti vermekte olup siz muhabbet etmeyi seven dostlarımızın kullanımı için sizleri beklemektedir. İki gruba ayrılan muhabbet şeklimiz vardır, gelen sohbet odaları ve özelde yapılan birebir sohbet penceresidir. Chat odaları üzerinde rahat ve güvenli bir zaman geçirmek için takma ad yani ( rumuz ) özelliğini kullanarak kendinize bir isim kullanabilirsiniz. Muhabbet sohbet sunucumuz içerisinde kolay sohbet etmek için fikirleriniz için #Operhelp odamızı kullanabilirsiniz. Sohbet odaları ve diğer aramalar için : sohbet siteleri, sohbet kanalları ve mobil sohbet gibi arama terimlerini kullanabilirsiniz.

Mobil Sohbet Siteleri ( Mobil Chat )

📷Hayatımız gelişen teknoloji ile sürekli olarak gelişmekte ve hayatımızı olumlu yönde kolaylaştırmakta. Akıllı telefonların mobil sohbet özelliği ile chat yapmanın artık insanlar için oldukça kolay bir hale geldi. Dilediğimiz zamanlarda telefonlarımız ile mobil chat uygulamaları ile arkadaşlık sitelerine rahat bir şekilde giriş yapabilirsiniz. Sizde farklı kültürden insanlar ile arkadaş olmak için, dostluklarınıza dostluk katmak için chat sohbet odaları ile etkileşime geçebilirsiniz. Sohbet kanalları ve seviyeli chat sitelerimiz ile eşsiz bir sohbet arkadaşlığı kurun. En keyifli muhabbet sohbet ve çet siteleri Sohbet.City farklı ile sizde yaşayın.
submitted by sohbetcity to u/sohbetcity [link] [comments]


2020.06.15 13:48 karanotlar Vebayı Camus'nün felsefesiyle alt etmek

YİĞİT BENER
Albert Camus’nün Veba’sı, hem salgınla mücadeleyi hem de alegorik olarak faşizme karşı direnişi odağına alan çok katmanlı bir roman: Farklı bir gözle yeniden okunmayı denemeli…
Corona günlerinde tüm dünyada en çok okunan ve yorumlanan kitaplardan biri kuşkusuz Albert Camus’nün 1947 tarihinde yayımlanan romanı Veba.
Türkçede ilk kez geçtiğimiz Nisan ayında Artı Gerçek’te yayımlanan ve Camus’nün muhtemelen 1941’de – yani Veba’nın yayımlanmasından altı yıl önce- yazdığı Vebayla Boğuşan Hekimlere Tavsiyeler adlı metin, Veba’nın yeniden okunmasına zenginlik katacak birkaç kilit cümle içeriyor.
Bunlardan ilki, böyle bir dönemde kimsenin paçayı sıyıramayacağını, fildişi kulesine çekilemeyeceğini vurgulayan bir uyarı: “Vebanın hüküm sürdüğü bir ülkede hiç kimse hastalık bulaşmış bir nesneye dokunmadan edemez.”
Asıl püf noktası ise, ölümle baş etmenin önemi vurgulayan paragrafın ardından gelen şu cümle: “Size bir felsefe lazım.”
Başka bir deyişle, Camus bu mücadelede tıbbi bilginin, ilaçların, hekimlerin gayretinin tek başına yeterli olmayacağını düşünerek bir genel çerçeve, bir “mücadele felsefesi” öneriyor ve bu felsefenin ana hatlarını şu cümlelerde özetliyor:
“Her şeyden önce, asla korkmamalısınız. (…) Netice itibariyle korku insanı hastalığın etkisine açık hale getirir.” “Bu hastalığa veba adı verildiğinden bu yana hep olduğu üzere insanların sinek gibi ölmelerine asla, ama asla alışmamalısınız”. “Diğerlerini tedavi etmeyi reddedenlerin yapayalnız, kendini feda edenlerin ise topluca öldüğü; doyumun doğal sonucuna eremediği; liyakatin düzeninin bozulduğu; mezarlıkların dibinde dans edilen; hastalık bulaştırmamak için sevgilinizi kendinizden uzaklaştırdığınız; cinayet suçunun asla cani tarafından üstlenilmediği ve bir korku anının şaşkınlığında tayin ettiğimiz günah keçisi bir hayvana yüklendiği bu korkunç kargaşaya yönelik isyanınız asla dinmeyecek”. “En kadim ayinler kadar köhne olan dinin hizmetine girmeyeceksiniz. (…) Velev ki o din bize gökten inmiş olsun, o zaman da göğün adil davranmadığını söyleriz.” “Gün gelecek, herkesin korkusunun ve acısının sizde uyandırdığı tiksintiyi haykırmak isteyeceksiniz. İşte o gün, benim size önerebileceğim çareler de tükenmiş olacak…”
Yazarın birçok söyleşisinde açıkça belirttiği gibi, Veba dar anlamda salgınla mücadeleyi ele alan bir roman değil, aynı zamanda İkinci Dünya Savaşı dönemine denk düşen yazım sürecine damgasını vuran faşizme karşı direnişin bir alegorisi. (dolayısıyla faşizme karşı mücadelede de militan gücün, eylemlerin, silahların yetmeyeceğini, bir felsefe gerektiğini düşünüyor)
Veba’nın güncelliğinin katmerli olmasını sağlayan, romanın bu çoğul katmanlı yapısı olsa gerek.
Bu da bize Veba’yı iki ayrı ana eksende ele almaya götürüyor. İlki, romanın hemen tüm salgın/afet/savaş/toplu felaket anlatılarına ortak olan yönleriyle, ikincisi Camus’nün özgün katkısı olan felsefesi ışığında. Bu ikinci eksende bundan belki bir ölçüde bağımsız olarak yine Camus’ye özgü yan açılımlara ayrıca değinebiliriz.
Camus, romanın “bireysel anlatı”yla “kolektif anlatı” şeklinde ayrıştırabileceğimiz ikili bir anlatım tekniğine sahip olduğunu açıklıyor bir söyleşisinde.
Bunun da roman içindeki beş ayrı bölüme denk düştüğünü belirtiyor: hastalık öncesi bireysel yaşam (bireysel anlatı); ilk hastalık belirtilerinin ortaya çıkmasıyla bireyle toplumsalın yollarının kesişmesi (bireysel ve kolektif anlatı); hastalık sürece tam hâkim olduğu andan itibaren her şeyin iç içe geçip bir “alaşıma” dönüşmesi (salt kolektif anlatı); hastalığın gerilemesiyle bireyle toplumsalın yeniden ayrışmaya başlaması (bireysel ve kolektif anlatı); sonrasında yeniden bireyselin öne çıkması (bireysel anlatı).
YAS SÜRECİ
Bir farklı yaklaşım, romanı, salgının kesinleşmesi ve kentin karantinaya alınmasıyla başlayan bir yas sürecinin (yani olağan yaşamın sona ermesinin yasının) aşamalarına koşut olarak ele almak olabilir.
Aslında Covid salgını dahil birçok toplumsal felakette ve bunları konu alan roman ve filmlerde bu aşamaların (inkâr, öfke, pazarlık, çöküntü, kabullenme) izini sürmek mümkün.
Şok / İnkâr / İnanamamak
“Vebalar da savaşlar da insanı hazırlıksız yakalarlar.”
Yazar, salgınla savaşlar arasında bir benzetmeye giderek, kendi başına gelmedikçe insanların felaketlerin gerçekten mümkün olduğuna inanmakta güçlük çektiklerini vurguluyor:
“Bundan böyle yurttaşlarımız bir şeyin farkına varıyorlardı: küçük kentimizin farelerin güneşte ölmesi ve kapıcıların tuhaf hastalıklardan yaşamlarını yitirmesi için belirlenmiş bir yer olabileceği asla düşünmemişlerdi”. (…) “Bir savaş patladığında insanlar, ‘Uzun sürmez bu, çok aptalca’ derler. Ve kuşkusuz bir savaş çok aptalcadır, ancak bu onun uzun sürmesini engellemez. Budalalık hep direnir.”
Bu aşamada insanlar ne kadar kırılgan olduklarını idrak ediyorlar. Tıpkı kentin kapıları kapanınca, uzun süreli bir ayrılığa hazır olmayan eşlerin, sevgililerin, aile fertlerinin bir anda -vedalaşma fırsatı dahi bulamadan- ayrı düşmeleri örneğinde olduğu gibi.
Öfke
Hastalık gerçeği artık inkâr edilemez şekilde kendini dayattığında, şaşkınlık ve inkâr yerini öfkeye ve bu öfkenin yönelebileceği bir sorumlu arayışına bırakıyor: Hastalığın ortaya çıkmasına neden olan bir günah keçisi ve/veya bu süreci iyi yönetemediği için yaşanan sıkıntılara yol açmakla suçlanacak idari bir sorumlu.
Romanda bunun tipik örneği, apartmanda fare ölülerinin çoğalmasına karşın inatla “bizde fare yok, dışarıdan birileri getirmiş besbelli” diyen kapıcının yaklaşımıdır.
Zaten salgınlarda “olağan suçlu” konumundaki belirli azınlıkların (örneğin Yahudilerin, Çingenelerin, “cadıların”, vb) ya da kırılgan başka toplumsal kesimlerin hastalığın yaygınlaşmasından sorumlu tutulması ve nefret nesnesine dönüşmesi sık rastlanan bir olgu değil midir? AİDS salgınında eşcinseller, Sars salgınında topluca katledilen Misk kedileri, Covid salgınında da “olur olmaz şeyler yeme alışkanlıkları nedeniyle” Çinliler…
Camus bu tür durumlarda söylentilerin, kehanetlerin ve komplo teorilerinin çok rağbet gördüklerini hatırlatıyor, tüm kehanetlerin ortak yönünün rahatlatıcı özellikleri olduğunu belirtiyor ve ekliyor: “Bir tek veba rahatlatıcı değildi!” Bu batıl inançların din yerine geçtiğini de ayrıca vurguluyor.
Günümüzde sosyal medya bu söylentilerin katmerli olarak ve daha hızlı yayılmasına da hizmet ediyor. Ancak geçmişte kulaktan kulağa yayılarak koca bir kenti bir anda yangın yerine çevirme potansiyelini taşıyan söylentilerin yarattığı tehlikeli durumdan farklı olarak, sosyal medyada kontrol ve denge mekanizmaları da var: Bu tür süreçlerde Teyit gibi sanal yayın organlarının ve onun bir türevi olan Covid-19 Postası’nın sağduyu katkılarının değeri gerçekten paha biçilmez.
Pazarlık
Romanda çeşitli örnekleri verilen üç tarz davranış ön planda: Alınan sert önlemlerin yumuşatılmasını talep edenler, en azından başkaları için değilse de “kendileri” için böyle bir talebi öne sürenler; hastalığın gerçek boyutlarını sorgulayanlar, örneğin ölü sayısının “abartıldığı kadar” çok olup olmadığını tartışmaya açanlar, bunun neye denk düştüğüne kuşkuyla bakanlar; bir de romandaki gazeteci Rambert gibi bireysel çözüm arayışına girerek kuralların dışına çıkmaya, kaçmaya çalışanlar.
Çöküntü / Acı / Hüzün
Camus, insanların belli bir aşamadan sonra manevi bir çöküntüye girdiklerini ve “veba düzlemine” geçtiklerini anlatıyor romanında. Vebanın düzlemi “vasat, monoton, renksiz bir yinelemeden” ibaret olduğu için insanların da sıradanlaştıklarını aktarıyor: “Kimsede yüce duygular kalmamıştı” saptamasını yapıyor.
Ayrıca herkesin kendi içine kapandığını, birbirlerinin duygularını anlamaz hale geldiklerini ve kimsenin kimseye yararı kalmadığını anımsatıyor.
Ölümün olağanlaşması oranında büyüklük, aşkınlık duygularının da yitirildiğinin, her şeyin basit bir hayatta kalma yarışına döndüğünün altını çiziyor.
Dostlukların, özellikle de aşkların anlamını, değerini yitirdiğini uzun uzun betimliyor. “Aşk var olmak için kendine bir gelecek hayal etmelidir oysa bizde sadece uçucu anlar kalmıştı” diye belirtiyor.
Yazar, vebanın değer yargılarını da sildiğini ekliyor. Kimsenin artık yediğinin, içtiğinin, üst başının kalitesine aldırış etmez hale geldiğini, “her şeyi toptan, olduğu gibi kabul etmeye” başladığını gözlemliyor.
Covid salgınında paradoksal olarak bu süreç örneğin AVM’leri kentin yeni “agorası” haline getiren bir yaşam tarzından AVM’lerin kapalı olduğu bir yaşama geçişte buna pekâlâ alışılabildiğinin saptanmasına, yani kapitalizmin dayattığı tüketim toplumu modelinin insanın gerçek ihtiyaçlarını karşılamaktan ne kadar uzak olduğunun kısmen de olsa sorgulanmasına olanak sağladı. Bunu da sosyal medyanın yaşanan bireysel deneyleri bir ölçüde paylaşama, birlikte yorumlama fırsatı sunmasına bağlayabiliriz ola ki.
Kabullenme
“Yurttaşlarımız yola gelmişti, uyum sağlamışlardı, öyle denir ya, çünkü başka türlü yapacak bir şey yoktu”.
Hastalıkla yaşamak zorunda kalınması gerçeğinin toplum tarafından kabullenildiğini, romanda uzun betimlemelerle aktarılan cenazelerin kaldırılışındaki evrimde izlemek mümkün: Önce sadece yakınların katılımıyla dini törensiz ama mezarlıktan kaldırılan cenazeler, ölü sayısının artmasıyla artık sadece görevlilerin eliyle ve alelacele, özel olarak açılmış kireç dolu çukurlara topluca atılıveriyor ya da yakılıyor.
Cenaze töreni başlı başına yas sürecinin önemli bir unsuru olduğu için aileler, başlarda nispeten daha gelişkin törenleri bile yetersiz bulup isyan ederken, salgın kente iyice çöreklendiğinde artık cesetlerin “tıbbi atık” muamelesi görerek kaşla göz arasında yok edilmesini dahi olağan karşılar hale geliyorlar.
O kadar ki, yazar bu süreci anlatırken kara mizaha bile başvurmaktan çekinmiyor: “(...) Çok iyi bir örgütlenmeydi bu ve vali memnun kaldı. Hatta Rieux’ye bunun eski vebaları anlatan tarih kitaplarında karşılaştığı Zencilerin ölüleri taşıdığı el arabalarından daha iyi bir şey olduğunu söyledi”. Hak veriyor Rieux: “Aynı türden gömme işlemi bu, ama biz fişler hazırlıyoruz. Tartışmasız bir ilerleme var.”
MÜCADELE FELSEFESİ
Toplu felaketin ve bunun insanlar üzerindeki etkilerinin betimlenmesi hem birçok başka yazarın benzer içerikli kitaplarda anlattıklarıyla hem de mevcut pandemi sırasında dünyanın dört bir köşesinde yaşananlarla büyük ölçüde örtüşüyor.
Camus’nün asıl özgün katkısını, hastalıkla mücadele sürecinde roman kişileri (özellikle Dr Rieux, yer yer Tarrou) aracılığıyla ortaya koyduğu genel felsefi yaklaşımda aramak gerek.
Hastalık toplumda zaten var olan sorunları, dengesizlikleri, hastalıklı yapıyı ortaya çıkarıyor; eşitsizlikleri körüklüyor.
Bunu romanın başlarındaki anlatımda, varlıklarından haberdar dahi olunmayan binlerce lağım faresinin birden ve topluca yüzeye çıkmaları alegorisinde ya da romanın değişik bölümlerinde betimlenen toplumsal eşitsizliklerde, karantina döneminde bunların yol açtığı sorunlarda, çatışmalarda görmek mümkün.
“Veba işini görürken çok etkili bir tarafsızlık sergilediği için bir eşitlik duygusuna yol açmalıydı, oysa bencilliklerin doğal işleyişi nedeniyle tam tersine, insanlar adaletsizliği yüreklerinde çok daha keskin biçimde hissediyorlardı.”
İnsanlıktan çıkma riskine karşı uyarı
Yazar, ölümlere ve hastalığa salt istatistiki bir bakışla yaklaşılmasına isyan ediyor ve insanlığından arındırılmış bir ölünün basit bir rakama dönüştüğünü vurguluyor. (“üç, beş, on, yüz terörist etkisiz hale getirildi” ya da “üç, beş, on, yüz şehit verildi” söyleminde olduğu gibi)
Hatta roman kahramanının zihninde, insanları ölüm gerçekliği ile yüzleştirmek için şaşırtıcı bir yöntem bile düşlüyor: “Madem insanlar ölümün gerçek anlamını ancak birinin cesedini gözle görünce anlıyorlar, o zaman bunu gözlerine sokmalı. Beş büyük sinemadan aynı anda çıkacak on bin kişiyi kent meydanında öldürmeli ki toplu cesetleri görünce herkesin kafasına dank etsin! Öyle olunca bu isimsiz yığının gerçek insanlardan oluştuğu, bir yüzleri olduğu anlaşılır…”
Başka bir deyişle, insanların sinek gibi ölmelerine asla alışmamak gerek! Dr. Rieux bu düşünceyi şöyle vurguluyor: “Felakete alışmak, felaketin kendisinden bile beterdir.”
Boyun eğmemek ve dine başkaldırı
Romanın kilit öneme sahip kişilerinden biri de “herkesin saygı duyduğu” papaz Panneloux.
“Becerikli bir hatip” olarak sunulan Panneloux’nun vaazı, yazara dinle hesaplaşma fırsatı veriyor. O andan itibaren salgının ortasında sivrilen iki temel ama zıt karakter olarak ortaya çıkan hekim Rieux ve rahip Panneloux’nun farklı bölümlere dağılan felsefi tartışmaları, bir yönüyle klasik din/ateizm/laiklik sorunsalının iki ayrı düzlemine denk düşüyor.
Daha soyut düzlemdeki tartışmada roman karakteri Rieux’yü (ve aslında belli ki yazar Camus’yü) isyan ettiren en önemli ahlaki mesele, dinin “tanrının yolundan uzaklaşmak” ve “günahkâr” olmakla suçladığı felaketzedeleri başlarına gelenden sorumlu tutuyor olması.
Panneloux’nun romanda tüm bir bölüme yayılan ve kutsal kitaptan, dini efsanelerden referanslarla süslü vaazı, dinci zihin dünyasını neredeyse karikatür düzeyinde ayrıntılarla betimliyor ve bu zihniyeti “Kardeşlerim, felaketin içindesiniz, kardeşlerim bunu hak ettiniz” sözleriyle billurlaştırıyor.
Vaazın içeriği okura zaman zaman “bu kadarı da olmaz” dedirttiği için bu bölümde bir Fransız aydını olan yazarın “laikçi/aydınlanmacı” hezeyanlara kapıldığını düşünmek mümkün. Gel gör ki Covid salgınında medyada rastladığımız benzer içerikleri suçlamalar, örneğin en yetkili dini otoritenin eşcinselleri hastalıkların yayılmasından sorumlu tutması yazarın pek de abartmadığını göstermiyor mu? Herkesi etkileyen toplumsal felâketler karşısında çaresiz kalan insanlarda ilahi adaleti bile sorgulama, hatta kendilerini korumayan Tanrılarına isyan etme eğilimleri belirlediği için, dini otoriteler söylemi sertleştirme ve Tanrının gazabı tehdidiyle korku salarak cemaati yeniden hizaya sokma ihtiyaç duyuyor belli ki.
İşler kötüleştikçe sertleşen bu dini söyleme kendi coğrafyamızda yıllardır maruz kalmıyor muyuz? (1999 Körfez depremi sonrasında sallanan “7.4 yetmedi mi?” pankartını unutmak ne mümkün!) Panneloux’nun sert sözleriyle bizim yöredeki dinci söylemin arasındaki temel fark, bizdeki suçlayıcı cümlenin romandaki kadar kapsayıcı olmayışıdır, yani “kardeşlerim” hitabından yoksun oluşudur. Bizde bu tarz bir dinciliğin sözcüleri aynı içeriği daima ötekileştirerek dile getirmeyi, doğrudan hedef gösteren bir nefret söylemine çevirmeyi tercih ediyorlar. (günahkâr olan daima “öteki”, cemaat dışı)
Bu zihniyet farkının bir başka örneği, romanda masum olduğu varsayılan bir çocuğun ayrıntılı ve sarsıcı bir biçimde betimlenen ölümünün rahip Panneloux’nun bile ilahi adalete inancını derinden sarsmasıdır. Bu anlamda Panneloux karakteri, örneğin Umberto Eco’nun Gül’ün Adı romanında betimlediği engizisyon sözcüsünden oldukça farklı, vicdan sahibi bir din adamı. Bizim coğrafyamızın dinci söylemi engizisyon dönemi söyleminin şiddetine daha yakın duruyor: Bu akımların sözcüleri benzer vakalarda “masum çocukların” ölümünün bile aslında “ebeveynlerinin günahının kefareti” olduğunu savunarak “günahkârları” toptan, aile boyu “cezalandırmaktan” yana tavır almıyorlar mı? Ne de olsa bizim yörelerde kan davaları bireyselden çok kavim ya da aile boyu hesaplaşmalarla yürütülüyor, cadılar teker teker değil topluca yakılıyor, günahkâr semtler, hatta koca kentler toptan yıkılıyor…
Panneloux ise, sonunda kendi de hastalandığında, tutarlı olmak adına hekimden yardım istemeyerek kendini Tanrının merhametine terk etmeyi yeğler… ve ölür.
Tanrıya karşı işlendiği varsayılan suçların faturasının bu kadar gaddarca kesilmesi Dr Rieux’yü “ilahi adalete” ve böylesi bir dini inanca karşı isyan ettirse bile, aslında yazar da insanları başlarına gelenden kısmen sorumlu tutmaktadır: Onun gözünde de adaletten ve akılcılıktan yoksun toplumsal düzen ve onun çıkarcı yönetim biçimi salgının etkilerinin bu derece yıkıcı olmasından doğrudan sorumludur.
Hatta bunun da ötesinde, insanlar kişisel yaşamlarında yaptıkları hatalardan ve birbirlerine karşı işledikleri bireysel suçlardan ötürü de suçlu ve sorumludur. Bunu en net biçimde romanın sonlarına doğru geçmişte kalan militan yaşamındaki hatalarını Dr Rieux’ye itiraf ederek adeta “günah çıkaran” Tarrou karakteri ifade eder: “Ben zaten buraya gelmeden de vebalıydım, insanlara veba bulaştırmamak için onlardan uzak durmaya karar vermiştim”.
Günümüzde de benzer şekilde, bu akıl dışı düzeni yarattığımız (ya da yeterince itiraz etmediğimiz) için hastalığı manevi olarak hak ettiğimize dair suçlayıcı bir söyleme rastlıyoruz. Ayrıca, doğayı tahrip ederek salgından bizzat sorumlu olduğumuzu vurgulayan bir söylem de sıklıkla karşımıza çıkıyor.
Öte yandan, kapitalist düzenin yarattığı çevre felaketleri ve bunların doğa üzerindeki yıkıcı etkileri, bunların da sonunda dönüp insanlara da büyük zararlar verdiği malum. Covid salgınında da bu süreci izlemek mümkün. Öte yandan, insanlar doğaya bu kapsamda zarar vermeden binlerce yıl önce de canlıları etkileyen ölümcül salgınlar yok muydu?
Doğanın düzeni bozulduğunda bunun dar anlamda biyolojik ve maddi açıdan fiili sonuçlarının olacağını belirtmek gerek elbette. Ancak bunun bir adım ötesinde geçerek doğanın bizleri “cezalandırdığını” iddia etmek ne derece mümkün? Doğa manevi bir düşünce yapısına, vicdani bir güdüye, yani “insanları yanlış davranışlarından ötürü cezalandırma” amacına sahip olabilir mi gerçekten? Böyle düşünürsek, Doğayı Tanrı düşüncesine ikame etmiş, yani bu sefer de “doğa temelli” yeni bir mistisizm üretmiş olmaz mıyız?
Romandaki dinle hesaplaşmanın daha ikna edici boyutu, soyut tartışmalardan çok, işin asıl pratik/pragmatik düzleminde ortaya çıkıyor. Camus’nün her şeyin Tanrı’nın iradesi olduğunu ve buna karşı çıkılamayacağını kabullenmeyi reddetmesinin daha temel ve pragmatik nedeni, böyle bir ön-kabulün salgınla mücadeleyi imkânsız hale getirmesi endişesidir.
Bu yaklaşımın şu cümlede billurlaştığını söyleyebiliriz: “Dr Rieux eğer mutlak güçte bir Tanrı’ya inansaydı, insanları iyileştirmeyi sürdürmez, bu görevi ona bırakırdı”.
Oysa Rieux bir hekimdir ve onun işi, görevi, her koşulda mesleğini yapmaktır. Onun, “mücadele etmekten başka seçeneği” yoktur. Camus için bu hem bireysel, varoluşsal bir tercihtir hem de ölüme teslim olmak dışındaki tek seçenektir.
Başka bir deyişle, “Tanrının var olup olmamasının” ve bu ilahi düzenin gerçekten “adaletli olup olmamasının” ya da “insanların başlarına gelen felaketi hak edip etmemelerinin” çok ötesinde, asıl mesele şudur: Salgınla, toplumsal felaketlerle, savaşla karşılaştığınızda, işi Tanrı’ya havale ederek duayla yetinmek, insanları yok edecek olan bu afete teslim olmakla eşdeğerdir.
Mücadeleden başka çare yok!
Dolayısıyla Camus’nün mücadele felsefesi bir yönüyle çok sadedir: “O sıralar kentimizde türeyen birçok yeni ahlakçı hiçbir şeyin işe yaramayacağını ve diz çökmek gerektiğini söylüyorlardı. Oysa şu ya da bu biçimde savaşmak ve diz çökmemek gerekiyordu. Tüm sorun ölü sayısını olabildiğince aza indirmek ve ayrılıkların sonsuza dek sürmesini engellemekti. Bunun için de tek bir yol vardı, vebayla savaşmak. Bu gerçek hoşa giden bir şey değildi, yalnızca tutarlıydı. Bununla birlikte getirdiği sefalet ve acıyı düşünürsek, vebaya boyun eğmek için deli, kör ya da korkak olmak gerekir”.
Sıradan insanların mücadelesi / işini yapmak / kahramana gerek yok
Camus’ye göre bu mücadele süper kahramanların, büyük şeflerin, dahi önderlerin, ulu kurtarıcıların değil, sıradan insanların işidir: “Anlatıcı yalnızca mantık çerçevesinde önemli gördüğü bir kahramanlığı ve iyi niyeti güzel sözlerle yüceltmeyecek”.
Nitekim Dr Rieux: “Tüm bunlarda kahramanlık diye bir şey söz konusu değil. Dürüstlük söz konusu. Bu gülünç gelebilecek bir düşünce, ama vebayla savaşmanın tek yolu dürüstlük” dediğinde, gazeteci Rambert ona “dürüstlük nedir?” diye sorar. Rieux’nün yanıtı da çok sadedir: “Bunun genelde ne olduğunu bilmiyorum. Ama benim durumumda mesleğimi yapmaktır”.
Zaten salgın tepe noktasına çıktığında sıradan insanlar gönüllü olarak mücadeleye katılırlar. Tarrou başı çeker, rahip Panneloux bile çabaya katkı verir. Başından beri hep kaçıp şehir dışına gitmeye çalışan gazeteci Rambert dahi “insan tek başına mutlu olmaktan da utanabilir” diyerek tam kaçabileceği gün kalmaya ve mücadeleye katılmaya karar verir.
Bunun iyi bir şey olduğunu kabul eden romanın anlatıcısı, “ama öğretmen iki kere ikinin dört ettiğini öğretiyor diye tebrik edilmez. Belki bu mesleği seçti diye tebrik edilir. Biz de Tarrou ve ötekilerinin, iki kere ikinin başka bir şey değil de dört ettiğini gösterdikleri için saygıya değer olduklarını belirtelim, ancak bu iyi niyetin öğretmenin iyi niyeti, öğretmenin yüreği gibi bir yürek taşıyan ve insanlık onuru uğruna sanılandan daha kalabalık gruplar halinde bir araya gelebilecek kişilerin iyi niyeti arasında ortak bir şey olduğunu da belirtelim; en azından anlatıcının inancı böyle”.
Anlatıcı zaten roman içinde aktardığı onca soruna, tanık olunan onca kötülüğe karşın, iyi insan sayısının kötülerden çok daha fazla olduğunu sürekli vurgular: “İnsanların çoğu kötü değil, iyiler daha çok…”
Anlatıcının -aslında yazarın- bu konudaki ısrarı çok temel bir ayrışmaya denk düşüyor aslında: Camus olağandışı meziyetlere sahip “ulu kurtarıcılara” tapınmaktan yana değildir; o nedenle sıradan insanların, milyonların mücadeleye verdikleri belirleyici ama “olağan” katkıların altını çizmeyi yeğler.
Oysa Nazilerin yenilgiye uğratılmasının ardından savaş sonrası yeni iktidarların belirleneceği bu geçiş dönemi, savaş galibi çeşitli siyasi güçler arasındaki güç paylaşımı ve iktidar savaşları dönemidir aynı zamanda. Güç devşirmenin bir yolu da savaş sırasındaki kahramanlık anlatılarının sunacağı meşruiyeti ve prestiji sömürmektir. Bir yandan De Gaulle mitleştirilirken, komünistler de “halkların babası” Stalin’i kahramanlaştırma çabasındadır.
Camus ise, örneğin ABD’nin Hiroşima ve Nagazaki’ye attığı atom bombalarını mahkûm eden nadir Batılı aydınlardan biridir. O bu eylemde “savaşı resmen sona erdiren” bir zafer değil, yüz binlerce insanı katleden bir barbarlık ve “insanlığı intiharını” görür.
Aynı şekilde Camus, sadece Nazilerin toplama kamplarını değil, Sovyetler Birliğindeki toplama kamplarını ve totaliter uygulamaları da mahkûm etmekten yanadır. Buna karşılık örneğin Sartre’ın başını çektiği aydınlar ise, yüceltilen Stalin’in yönetime, onun güdümündeki komünist partilere eleştirellikten arınmış bir destek vermekten yanadır.
YAN UNSURLAR
Ölüm cezası
Romanın sonlarına doğru, romandaki kilit kişilerden biri olan Tarrou, geçmiş yaşamıyla ilgili ayrıntıları Dr Rieux’ye anlatırken babasının savcı olduğuna da değinerek ölüm cezası karşıtı ayrıntılı savlar öne sürer.
Sanki romanın genel akışından kopukmuş izlenimi verebilen bu uzun ölüm cezası tartışmasını, “felsefi düzeyde ölüm kavramıyla hesaplaşan” bir romanda yer almasını çok da yadırgamamak gerek aslında.
Öte yandan, eğer romanın aynı zamanda bir faşizme karşı direniş alegorisi olduğunu düşünürsek, ölüm cezası konusunda savaş sonrası Fransa’da antifaşistler arası yaşanan tartışmalarla bağlantı kurmak da mümkündür.
Aydınların önemli bir kısmı bu dönemde “intikamcı” bir yaklaşım sergilemeyi yeğlemiştir. Bunun doğal bir uzantısı da “işbirlikçilerin” ve “hainlerin” kurşuna dizilmesidir.
Örneğin Sartre, hem savaş öncesinde hem de hatta savaş yılları sırasında bile saygısını ve hayranlığını eksik etmediği Céline’in “Almanlardan para aldığı için ırkçı görüşler savunduğunu” ileri süren bir makale yazar. Eğer o sıralar sürgünde olmasaydı, tek başına bu bile Céline’in de kuruşuna dizilmesi sonucunu doğurabilirdi.
Camus ise, ölüm cezasına çarptırılan ve Céline gibi ırkçı görüşlere sahip bir edebiyatçı olan Brasilliach’ın cezasının infaz edilmesini önlemeye çalışır, De Gaulle’e bu yönde bir mektup da yazar, ama başarısız olur.
Sürgün/Hapis
Yazar, karantina döneminde yaşananlarla sürgün ve hapiste yaşananlar arasında koşutluklar kurar: “Vebanın yurttaşlarımıza getirdiği ilk şey, sürgün oldu. O andan itibaren mahpus konuma geçmiştik bir bakıma ve geçmişimize indirgenmiştik. Bazılarımız her ne kadar gelecekte yaşama eğilimine sahip olsalar da bundan hızlıca vazgeçiyorlardı…” (…) “Böylece, tüm tutsakların ve sürgünlerin hiçbir işine yaramayacak bir bellekle yaşaması demek olan o derin acıyı duyuyorlardı. Durmadan düşündükleri o geçmişin de üzüntülü bir özlemden başka tadı yoktu.”
Zamanın akışı
Özellikle de zaman kavramının ele alınışında Veba’yla sürgünü ya da hapsi ele alan başka eserlerin anlatıları arasında bir dizi benzerlik, yakınlık bulmak mümkündür.
Örneğin romanın başlarında hastalığın ortaya çıkış süreci günlük temelde ele alınırken (”ilk fare”, “ilk hasta”, “ilk ölüm”, “karantinada ilk gün”, vb.) bir süre sonra zamanın akışı tamamen bulanıklaşır, hatta zamanın akışını bile hastalığın seyri belirlemeye başlar. Hastalık öncesi dönemi andıran bir zamansal devinim ancak mevsim dönüşlerinde gözlemlenebilir hale gelir.
Bellek
Salgın nedeniyle karantinaya alınmanın doğurduğu en önemli sonuçlarından biri, belleğin giderek bulanıklaşmasıdır. Romanda bu süreçler ayrıntılı olarak ele alınır: “Yaşadıkları şimdiki zamana karşı sabırsız, geçmişlerine düşman ve geleceği elinden alınmış olarak insan kaynaklı adaletin ya da nefretin parmaklıklar arkasında yaşamaya mahkûm ettiği kişilere benziyorduk biz de.”
Bu bulanıklaşma sonucu hem kapanma öncesi “normal” hayatın ve o andan beri görülemeyen yakınların yüzleri giderek bellekten silinmeye başlar hem de şimdiki zaman anlamını yitirir ve gelecek tasarımının ortadan kalkmasıyla tüm bir yaşam tarzı uçup gider.
Tanıklık
Yazar işte bu nedenle kendi işlevini de yaşananlara tanıklık etmek olarak belirler: “[Anlatıcı] niçin araya girdiğini açıklamak ve tarafsız tanık üslubunu seçmeye özen göstermesinin anlaşılması istiyor. Ama bunu uygun, ölçülü bir tutumla yapmak istemiştir. Genel olarak gördüklerinden fazlasını anlatmamaya, veba dostlarına, gerçekte sahip olmayacakları düşünceleri yakıştırmamaya ve yalnızca rastlantı ya da kötü talihin kendisine sunduğu metinleri kullanmaya özen göstermiştir”.
Hatta anlatıcı bir aşamada “sanatın sağladığı imkanları da kullanmadığını” belirterek, romanın dilinin ve anlatımının fazla “düz” olduğunu yönünde sonradan yöneltilecek kimi eleştirileri peşinen boşa çıkartmıştır: Yazar Camus’nün bu roman için seçtiği anlatım tarzı ve seçilen dilin sadeliği kasıtlıdır: Anlatıcının [yazarın] derdi kendini öne çıkarmak, kahramanlaştırmak değil, “herkes adına konuşmaktı”.
“Dürüst bir yüreğin kurallarına uygun olarak, isteyerek kurbanın tarafını tutmuş ve insanları, aynı kenti paylaştığı insanları, yalnızca aşk, acı, sürgün gibi ortak inançları çevresinde birleştirmek istemiştir. İşte böylece, tek bir acı yoktur kentlilerce paylaşmasın, ya da tek bir durum yoktur kendisi de sahiplenmesin. (…) Sadık bir tanık olmak için özellikle olayları, belgeleri ve söylentileri aktarmalıydı. Ama kişisel olarak kendi söyleyeceği, kendi bekleyişini, kendi geçirdiği sınavları dile getirmemeliydi”.
Kadınlar
Romana yöneltilebilecek önemli eleştirilerden biri, kadın karakterlerin silikliğidir: Romanda nice kadın vardır ama aslında yoktular… Kadın ya uzaklara gitmiş eştir ya uzaklarda kalmış sevgilidir ya da yanı baştaki sessiz, şefkatli, varlığını pek hissettirmeden hizmet eden annedir, başka bir değişle hiçbiri özne değildir.
Gerçi bu durum hem Camus’nün başka kitaplarında hem de dönemim birçok başka eserinde karşımıza çıktığı için ayrıca ele alınmayı hak etmektedir.
Araplar
Bir diğer önemli eksik özne de Araplardır. Hikâye Cezayir’in Oran kentinde yaşandığı halde romanda tek bir Arap karakter yoktur. Başka bir deyişle Araplar kendi ülkelerinde yan karakter dahi olamayacak kadar siliktir, ki bu da hele bugünden geriye dönüp bakıldığında sömürge gerçeğinin çarpıcı bir dışavurumudur.
Bunu vurgulayan ilginç bir cümle, hastalığa veba tanısı konma aşamasında iki hekim arasındaki bir sohbete yansıyan şu cümledir: “Hem sonra, bir meslektaşın dediği gibi: Olamaz bu, herkes Batı’da bunun ortadan yok olduğunu biliyor”.
Demek ki o dönemde Cezayir birçok Batılı aydın tarafından “Batı”nın bir parçası olarak algılanıyor. Belli ki “Batı” bir coğrafya değil, aslında bir “habitat”: Batılıların yaşadığı her yer “Batı”dır!
Romandaki bu çarpıcı eksiklik, Camus’nün Cezayir doğumlu olması, bir dönem Cezayir Komünist Partisinde militanlık yapması, sömürge sistemine açıkça karşı çıkmış bir aydın olması nedeniyle daha da tuhaftır.
Gerçi Camus birçok çevre tarafından Cezayir’in bağımsızlığını desteklemediği ve Cezayir Ulusal Kurtuluş Cephesi FLN’in sivilleri de hedef alan eylemlerine karşı çıktığı için çok eleştirilmiştir.
Öte yandan, Camus bağımsızlığı desteklememekle birlikte, sömürge sistemine son verilmesinden yana olduğunu her zaman açıkça belirtmiştir. Onun hayalini kurduğu sistem, bağımsızlığa gerek bırakmayacak şekilde eşitlik temelinde federal ya da özerklik türü yeni bir ortaklığa geçilmesiydi.
Camus’nün FLN’in sivilleri de hedef alınmasına karşı çıkması aslında Cezayir’e özgü değildi, daha genel anlamda “hedefe varmak için her yol mubah” anlayışına karşı çıkmasıyla alakalıydı.
Dolayısıyla, yazarın bu siyasi yaklaşımlarının doğruluğu yanlışlığı ayrı mesele, ama Veba’da bir Arap öznenin yer almayışını bu siyasi tartışmalara bağlamak pek doğru olmaz.
SONUÇ
Camus’nün Veba’yı yazarken bir yandan da bugün pandemi sırasında yaşayacaklarımızın bir kısmını neredeyse 80 yıl öncesinden görüp betimlemesi elbette hem onun dehasının hem de edebiyatın gücünün kanıtıdır.
Ancak Camus’nün asıl katkısı, toplumsal felaketlerle mücadele için bu romanda ortaya koyduğu felsefi yaklaşımdır.
Özetleyecek olursak: “İstesen de ‘bana ne’ diyemezsin/isyan edeceksin/ korkmayacaksın/insanların ölmesine razı olmayacaksın/gerekirse tanrıya bile karşı geleceksin/insanlık onuruna sahip çıkarak yılmadan mücadele edeceksin çünkü başka çaren yok/ama kendini de kahraman sanmayacaksın…”
Camus’ye göre edebiyatçıya düşen ise, bunu bir kahramanlık destanına dönüştürmeden mücadeleye tanıklık etmek, onu sonraki kuşaklara aktarmaktır.
Camus’nün bu romanda yaptığı tam da budur, anlatıcısı gibi o da: “Susanların arasında yer almamak, o vebalılardan yana tanıklık etmek, onlara yönelik adaletsizliği ve şiddete ilişkin en azından bir anı bırakmak ve felaketlerin ortasında neler öğrenildiğini, insanların içinde hor görülecek şeylerden çok, hayranlık duyulacak şeylerin bulunduğunu söylemek için burada son bulan anlatıyı kaleme almaya karar verdi.
Çünkü biliyordu ki insanlar kendilerini özgür sansalar da “felaketler oldukça kimse asla özgür olamayacak”; dolayısıyla tıpkı roman karakteri Rieux gibi o da “belki bir gün insanların bir mutsuzluk yaşaması ya da bir şeyler öğrenmesi için vebanın kendi farelerini uyandırıp mutlu bir kente ölmeye yollayabileceğinden haberi olmadığını biliyordu”.
İşte bunun için yazılışından onlarca yıl sonra yine ve yeniden okumak gerek Camus’nün romanını. Veba ya da Corona ya da başka kara vebalar, kılık değiştirmiş faşizmler geri gelecek: Hazırlıklı olmak gerek…
https://www.artigercek.com/yazarlayigit-benevebayi-camus-nun-felsefesiyle-alt-etmek
submitted by karanotlar to u/karanotlar [link] [comments]


2020.06.10 18:18 brkrtp Cafe Adisyon Sistemi

Ülkemizde cafe kültürü çok uzun yıllardır varlığını sürdürmekte. Birçok insan sevdikleri insanlarla buluşup sohbet etmek ve bu süreç içerisinde yiyecek ve içeceklerini yudumlamak için cafelere gidiyor. Cafeler çok uzun yıllardır hizmetlerine devam ediyor olsalar da sürekli olarak aynı düzenle hizmet verdiklerini söylemek mümkün değil. Geçmiş yıllarda kâğıt adisyonlar ile alınan siparişler günümüzde cafe adisyon sistemi adı verilen programlar ile alınıyor.
Müşteriler cafeye gelip yerleştikleri anda çalışanlar siparişlerini almak adına yanlarına giderler. Bu süreçte alınan siparişlerin doğru bir şekilde mutfağa aktarılması ve hazırlandıktan sonra da doğru bir şekilde dağıtılması gerekecektir. Bu işlemler geçmiş dönemde garsonların hafızasına güvenilerek yapılırken artık cafe adisyon sistemi tüm yükü üzerine almayı başarıyor.

Herhangi Bir Cihaz Üzerinden Yönetilebilen Adisyon Sistemi

RestoMenüm gibi adisyon sistemleri sektörünün lider uygulamaları birçok farklı cihaz üzerinden yönetilme özelliğine sahiptir. Günümüzde bu hizmeti sunabilen sistem sayısı son derece kısıtlı düzeyde. Cafeler eğer tercihlerini RestoMenüm uygulamasından yana kullanırlarsa akıllı telefonlar, tabletler ya da bilgisayarlar üzerinden sistemi kontrol etmeyi başarabilirler.
Sistemin farklı cihazlar üzerinden kullanılabiliyor olmasının birçok farklı avantajı yer almaktadır. İlk olarak siparişi alan cafe çalışanlarının cafenin içerisinde yer alan bilgisayarın yanına giderek siparişleri girmesi gerekmez. Ceplerindeki cihazlara siparişleri girmeleri yeterli olur. Böylece hem çok daha az emek harcarlar hem de çok daha hızlı bir hizmet verilir. Ayrıca kalabalık masalarda siparişlerin karıştırılması ya da unutulması gibi bir sorun ile de karşı karşıya kalınmayacaktır.
Sizlere sunulacak olan bu cafe adisyon sistemi ile birlikte menünüzdeki ürün sayısı ne kadar fazla olursa olsun her zaman kaliteli bir hizmet sunmayı başarabilirsiniz. 30 günlük ücretsiz deneme imkânı bu başarıyı kendi gözlerinizle görmeniz için sizlere imkân tanıyor. Kaynak
submitted by brkrtp to u/brkrtp [link] [comments]


2020.03.17 15:50 cezvesohbet Mobil Sohbet Odaları


Mobil Sohbet Odaları

İnternet üzerinde başlayan sohbetlerde kişiler içinde bulundukları duyguları oldukça kolay ifade edebilirken bu duyguları karşı tarafa aktarma konusunda da herhangi bir sıkıntı yaşamazlar. Bunun en temel sebebi internet üzerinde kişilerin kendilerini biraz daha özgür hissetmeleridir. Dolayısıyla cezve sohbet siteleri insanlara karşı cins ile muhabbet kurma konusunda oldukça fazla yardımcı olmakla birlikte insanların bazı konulardaki zincirlerini kırmak gibi bir görevi de üstlenmiş bulunmaktadır. Duygusal anlamda tereddüt yaşayan kişiler he ne kadar sohbet sitelerine kayıt olunmasının ardından bir tereddütle karşı karşıya kalsalar da kısa süre içerisinde karşı cinse kendilerini daha kolay ifade edebilecek duruma gelmektedirler. Kısacası hala duygularını belirtmek ya da sohbet konularda konuşmak adına kafasında soru işaretleri olan, kendini ve duygularını tam olarak ifade edemeyen kişiler varsa bu kişilerin kısa süre içerisinde bir sohbet sitesi ile bu durumları aşmaları en doğru seçenek olacaktır.
cezve sohbet sitelerinin en önemli avantajlarından birisi de kişilerin akıllı telefonlarında ve tabletlerinde de kullanılabilmesidir. Bundan yaklaşık 8- 9 sene öncesine gittiğimizde insanlar bu tür web sitelerini veya uygulamaları kullanabilecekleri bir akıllı telefona veya tablete sahip değillerdi. Fakat günümüzü düşündüğümüzde neredeyse herkesin elinde bir akıllı telefon mevcut. Bu durumda kişiler internette rahatlıkla gezinebiliyor. Cezve sohbet sitelerinin kişilerin kullanımına sunulmasında en çok rol oynayan cihazlardan birisi de akıllı telefonlar. Hayatımıza tamamen yerleşen akıllı telefonlardan cezve sohbet sitelerine girerek farklı insanlarla sohbet edebilme şansına da artık sahibiz. Bu durumda kişilerin sohbetlerini diledikleri yerden sürdürmeleri de mümkün olabiliyor.
submitted by cezvesohbet to u/cezvesohbet [link] [comments]


2020.03.17 13:54 cezvesohbet Mobil Sohbet Odaları

Mobil Sohbet Odaları

İnternet üzerinde başlayan sohbetlerde kişiler içinde bulundukları duyguları oldukça kolay ifade edebilirken bu duyguları karşı tarafa aktarma konusunda da herhangi bir sıkıntı yaşamazlar. Bunun en temel sebebi internet üzerinde kişilerin kendilerini biraz daha özgür hissetmeleridir. Dolayısıyla cezve sohbet siteleri insanlara karşı cins ile muhabbet kurma konusunda oldukça fazla yardımcı olmakla birlikte insanların bazı konulardaki zincirlerini kırmak gibi bir görevi de üstlenmiş bulunmaktadır. Duygusal anlamda tereddüt yaşayan kişiler he ne kadar sohbet sitelerine kayıt olunmasının ardından bir tereddütle karşı karşıya kalsalar da kısa süre içerisinde karşı cinse kendilerini daha kolay ifade edebilecek duruma gelmektedirler. Kısacası hala duygularını belirtmek ya da sohbet konularda konuşmak adına kafasında soru işaretleri olan, kendini ve duygularını tam olarak ifade edemeyen kişiler varsa bu kişilerin kısa süre içerisinde bir sohbet sitesi ile bu durumları aşmaları en doğru seçenek olacaktır.
cezve sohbet sitelerinin en önemli avantajlarından birisi de kişilerin akıllı telefonlarında ve tabletlerinde de kullanılabilmesidir. Bundan yaklaşık 8- 9 sene öncesine gittiğimizde insanlar bu tür web sitelerini veya uygulamaları kullanabilecekleri bir akıllı telefona veya tablete sahip değillerdi. Fakat günümüzü düşündüğümüzde neredeyse herkesin elinde bir akıllı telefon mevcut. Bu durumda kişiler internette rahatlıkla gezinebiliyor. Cezve sohbet sitelerinin kişilerin kullanımına sunulmasında en çok rol oynayan cihazlardan birisi de akıllı telefonlar. Hayatımıza tamamen yerleşen akıllı telefonlardan cezve sohbet sitelerine girerek farklı insanlarla sohbet edebilme şansına da artık sahibiz. Bu durumda kişilerin sohbetlerini diledikleri yerden sürdürmeleri de mümkün olabiliyor.
submitted by cezvesohbet to u/cezvesohbet [link] [comments]


2020.02.26 15:08 byrpos ERP12 Yazlımı Cafeler, Restorantlar, Marketler, Mağazalar, Büfeler ve Yakıt İstasyonları İçin Mükkemmel ve Sorunsuz Ön Muhasebe Yazılımıdır.

ERP12 Yazlımı Cafeler, Restorantlar, Marketler, Mağazalar, Büfeler ve Yakıt İstasyonları İçin Mükkemmel ve Sorunsuz Ön Muhasebe Yazılımıdır.
ERP12 Adroid Uygulamaları: - Cafe ve Restorant Adisyon Uygulaması - Cafe ve Restorant Tablet Menü (Müşterileriniz Kendi Siparişlerini Tablet üzerinden kolayca verebilir ) - Mutfak Uygulaması (Mutfağa gelen siparişin hazır oldu bilgisi siparişi veren garson terminaline uyarı olarak gönderilir.) - Kasa Cepte Uygulaması (İşyerinizde olmasanız bile Cironuzu, nakit veya kredili satış tahsilatlarınızı,günlük satışlarınızı, ve birçok bilgiyi cep telefonundan veya bilgisayarınızdan takip edebilirsiniz.) - Araçta Saha Satış Uygulaması (Stok Durumunu Gerebiliri, Sipariş Alabilir, Fatura Kesebilir, Tahsilat Yapabilir, Müşteri Ekstrelerinizi Yaygın kullanılan sohbet uygulamaları ve e-posta ile paylaşabilir ve daha birçok işlemi gerçekleştirebilirsiniz.) Market
submitted by byrpos to u/byrpos [link] [comments]


2020.02.22 07:28 asyasohbet Online Chat Siteleri

Çağımızın Yeni Sohbet Alanı: Online Chat Siteleri
Gün geçtikçe teknoloji ve internet uygulamaları çok daha fazla değişiyor ve gelişiyor. Bu da internet ve teknoloji alanında pek çok değişimin ve gelişimin yaşanmasına ön ayak oluyor. Bu doğrultuda bireylerin birbirleri ile olan iletişimlerinin de değişkenlik gösterebildiğini ifade edebiliriz. Teknoloji bu denli yoğun bir şekilde gelişmeden önce bireyler birbirleri ile iletişim kurabilmek için genellikle yüz yüze iletişim kanallarını tercih etmekteydi. Bu doğrultuda bireyler bazen çekingen bazen utangaç tavırlar içerisinde yeni arkadaşlıklar kurabilmekteydi. Ancak günümüzde internet ve teknolojinin gelişmesi ile birlikte bireylerin yüz yüze iletişimin yanı sıra online olarak da iletişim kurabilmektedir. Bu da online web siteleri ve sohbet siteleri ile gerçekleşmektedir. Bireylerin birbirleri ile tanışmasını ve iletişim kurmasını sağlayan uygulamalar arasında yer alan online sohbet siteleri ile pek çok faydadan yararlanabilirsiniz. Peki, ama bu faydalar nelerdir? Gelin hep beraber online sohbet sitelerinin bireylere sağladığı faydaları inceleyelim.
Online Chat Sitelerinde Kişileri Neler Bekliyor?
Online chat sitelerinde kişileri bekleyenleri ve online chat sitelerinin kişilere sağladıklarını aşağıdaki gibi açıklayabilmek mümkündür.
Onlien Chat Siteleri ile Mutluluğu Yakalayın
Hayatınızın son derece durağan olmasından sıkılmadınz mı? Yeni arkadaşlıklar edinerek farklı kişiler ile sohbet ederek yeni bilgiler ve kültürler öğrenmek istemez misiniz? Cevabınız evet ise doğru adrestesiniz. Web sitemiz sizlere kaliteli bir sohbet imkanı sağlayan bir online chat sitesidir. Siz de web sitemiz üzerinden üyelik oluşturarak yeni kişiler ile tanışmaya başlayabilir ve bu kişiler ile sohbetin tadını çıkarabilirsiniz. Haydi üye olun, sohbet etmeye başlayın!
submitted by asyasohbet to u/asyasohbet [link] [comments]


2020.02.05 01:12 sohbet-odalari Sohbetodalari

Sohbet odaları internet üzerinden yeni kişilerle tanışmak, arkadaşlık, eğlenceli zaman geçirmek amacı ile farklı şehirlerden ya da ülkelerden kullanıcıların web, mobil, mirc ya da mobil uygulama bağlantı uygulamaları ile irc üzerinde bir araya geldiği sosyal bir platformdur. Kullanıdıkları amaca ya da kullanıcıya sağladığı seçeneklere göre farklı isimlerde farklı sohbet odaları bulunur. Aşağıda günümüzde en çok tercih edilen sohbet odaları çeşitlerini bulabilir, %100 güvenli, kesintisiz ve sorunsuz sohbet edebilir, eğlenceli zaman geçirirken yeni kişilerle tanışabilir, arkadaş bulursunuz.
http://www.sohbetodalari.life/bedava-sohbet-odalari-18 Sohbet odaları 18 18 yaş ve üzeri kişilerle sohbet ederek tanışabilir, yeni arkadaşlıklar bulabilirsiniz. Ücretsizdir, üyelik gerekmez.
http://www.sohbetodalari.life/resimli-sohbet-odalari Resimli sohbet odaları bedava üye olup kullanıcı profili oluşturmanızı, kişisel profilinize resim eklemenizi, resminizin tüm kullanıcılar tarafından görünmesini sağlar. Çevrim içi kullanıcılar ile resim dosyaları paylaşabilirsiniz.
http://www.sohbetodalari.life/sehir-sohbet-odalari Şehir sohbet odaları, Türkiye illeri ya da yabancı ülkelerin şehirlerin kişilerle tanışmak isteyen kullanıcılar için kolayca arkadaşlık ve sohbet seçenekleri sunar.
http://www.sohbetodalari.life/arkadaslik-sohbet-odalari Arkadaşlık sohbet odaları, yeni arkadaşlık ve eğlenceli zaman geçirmek arayışınıza, chat yapıp yeni kişilerle tanışmanıza imkan sağlar.
http://www.sohbetodalari.life/yeni-sohbet-odalari Yeni sohbet odaları, teknolojik gelişmeler takip edilerek irc alt yapısı üzrerinde bulunan sohbet odalarına bağlantı ve yeni iletişim özellikleri entegre edilerek oluşturulmuştur. Sesli, görüntülü, resimli, dosya paylaşımlı, flash vb. uygulamalar gerektirmeyen kolayca sohbet etmenizi sağlayan sohbet odalarıdır.
http://www.sohbetodalari.life/kaliteli-sohbet-siteleri Seviyeli ve elit kişilerle tanışmaza ve sohbet ederek arkadaş bulmanızı sağlayan kaliteli sohbet siteleri ücretsiz ve üyelik gerektirmez mobil cihazını da kullanarak 7/24 sorunsuz ve kesintisiz bağlantı yanı sıra iletişim seçenekleri de sağlar.
http://www.sohbetodalari.life/bursa-sohbet-odalari-mobil-chat-sohbet-siteleri Bursa şehrinden kullanıcıların çevrim içi bir araya geldiği bursa sohbet odaları, Bursa ili ve yakın çevresinden kişilerle chat yapıp tanışma sohbet ederek arkadaşlık imkanı verir.
http://www.sohbetodalari.life/mirc-sohbet-odalari-irc-mobil-chat Mirc ile irc içerisindeki sohbet odalarına erişim, renkli emoji, ascii ve yazı seçenekleri ile yeni sohbet deneyimleri oluşturmanızı sağlar.
submitted by sohbet-odalari to u/sohbet-odalari [link] [comments]


2019.11.21 12:19 psikiyatrist DİJİTAL DÜNYADA EBEVEYNLİK

İçinde yaşadığımız dijital çağda teknoloji kullanımı her yaştan birey için kaçınılmaz. Dijital alanlara her gün bir yenisi ekleniyor. Her yerde teknolojinin zararları ve çocukları teknolojiden “koruma”nın şifreleri anlatılıyor. Öte yandan okullarda akıllı tahtalar, internetten verilen ödevler; çağı yakalama çabaları; bu uyarı ve önerilerle epeyce çelişiyor. Ebeveyn, eğitimci ve sağlıkçılar bir hayli endişeli! Çocuğunuz “otizmli olacak”, “obez olacak”, “hiperaktif olacak”, “bağımlılığın kollarında”,… gibi başlıklarla yapılan yayınlar, ailelerin teknolojiyi bilinçli kullanmak yerine tümden yasaklamaları ya da kaçınmalarına neden oluyor. Bu mümkün olmadığı gibi, gerekli ve yararlı da değil. Yasaklanan her şey kendi cazibesini doğurur. Bugünün çocuklarının dijital çağda en iyi şekilde gelişmeleri için hem analog, hem de dijital deneyimlere ihtiyaçları var. Dijital dünyada ebeveynlik
Medya kaynaklı kışkırtıcı haberler karşısında ne yapmalı?
  1. Kulaktan dolma “kopyala-yapıştır” paylaşım furyasına dikkat!
  2. Haberlerin başlıklarına aldanmayın, söz edilen araştırmaları kendiniz de inceleyin.
  3. Korku ve suçlulukla hareket etmeyin.
  4. Çelişkili tavsiyeler arasında bocalamamak için bilimsel verilerden şaşmayın.
  5. Bu konuda yazılmış uzman görüşlerini ve kitapları okuyun.

TEKNOLOJİK ÇOCUKLUKLAR

Kaiser Aile Vakfı’nın 2010, Common Sense Media’nın 2013’teki araştırmasına göre: 1970’lerde çocuklar 4 yaşında ekranlarla tanışırken, günümüzde 4 aylıkken tanışıyorlar. İlk 8 yaşta ekran karşısında 2 saat geçirilirken, 8-18 yaş arası günde 7.5-8 saati buluyor. Fermuar çekemez düğme ilikleyemezken akıllı telefonu gözü kapalı kullanan çocuklar; çorba karıştırmadan, vida sıkmadan, evde yaşına uygun sorumluluk almadan büyüyen(!), 24 saat çevirimiçi minik youtuber’larımız var! Çocuklarımız büyük hızla gelişirken; fiziksel, sosyal ve zihinsel olarak geri kalma tehlikesi ile de karşı karşıyalar.

YETİŞKİNLER NE YAPMALI?

  1. Dijital hayatı keşfetmeleri, sağlıklı ve ölçülü kullanabilmeleri için çocuklarımıza rehber olmalı
  2. Sanal dünyada öğrendiklerini gerçek dünyada uygulamaya geçirmelerini desteklemeli, yardımcı olmalı
  3. Güvenli internet kullanımı; sosyal medya adabı, akran zorbalığı, siber-zorbalık konularında eğitimlere katılmalı
  4. Yeni araçlar geliştikçe ve çocuk büyüdükçe, bilgiler güncellenmeli

EKRAN KARŞISINDA GEÇİRİLEN ZAMAN HANGİ YAŞTA NE KADAR OLMALI? KESİN SÜRELER VAR MI?

Sadece yaşlara bakarak ekran karşısında geçirilecek kesin süreler belirtmek gerçekçi değil. Burada her bireyin ve durumun biricik olduğu gerçeği akılda tutularak, ilk 2 yaş ekranla hiç karşılaşılmaması, 2-5 yaş arası günde 1 saat, 5-12 yaş arası 1-2 saat geçirebileceği söylenebilir. Bu sürenin tamamı mutlaka ebeveyn ya da bir büyüğün eşliğinde olmalı ve izlenilen görüntüler hakkında söyleşerek, çocukla etkileşerek zaman geçirilmeli. 7 yaştan itibaren, TV de dahil edilecekse günde 1-2 saat gibi rakamların gerçekçi olmadığını hepimiz biliyoruz. O nedenle günlük saatlerden bahsetmekten çok; günü planlamaları, bilgisayar ya da telefon ile uzun zamanlar harcayacaklarsa bu süreyi haftasonu ya da haftanın belli günlerinde blok olarak kullanmaları seçeneği değerlendirilebilir.

TEKNO-İHMAL NEDİR? NASIL ÖNLERİZ?

2013’teki bir araştırmaya göre telefonlarımızı günde yaklaşık 150 kere kontrol ediyoruz. Bu toplam 3 saat ediyor ve bunun 2 saati sosyal medyada geçiyor. Avusturalya’da 6000 çocuk üzerindeki bir araştırmada çocukların %32’sinin ebeveyninin onlarla teknolojik aletlerden daha az zaman geçirdiği bulunmuş. Çoğumuz bir dikkat dağınıklığı halindeyiz. Dijital çağın çocuklarımızı etkilemesinden endişe ederken, kendimiz üzerindeki etkilerini görmezden geliyoruz. Çocuklarımızı, yediğimizi içtiğimizi, yaptıklarımızı sosyal medyada sürekli paylaşıyor, anıları kaydetme ve paylaşma zorlantısı, gelişmeleri kaçırmama korkusu (FOMO) yaşıyor; kendimizi, çevremizi ve çocuklarımızı ihmal ediyor, anda kalma becerilerimizi yitiriyoruz.
Çocuklar kesintisiz dikkate ihtiyaç duyar. Gününü çeşitli zamanlarında teknoloji ile ilişkimizi kesmeli, çocuklarımızla anlamlı ilişkiler kurmalıyız. Ekranlar bizi gerçek ebeveynlik görevlerimizden koparmamalı! Nasıl örnek olduğumuz, sınır ve denge önemlidir. Farkındalık ve an’da kalma becerileri konusunda kendimizi geliştirmeli, çocuklarımıza da rol model olmalıyız. Yemek, oyun, yatak odasında teknoloji kullanımını sınırlamalı; telefona eve girmeden, çocuk yattığında, uyanmadan bakma alışkınları geliştirmeli; teknolojiyle geçireceğimiz zamanı belirlemeli, gerekirse alarmlar kurmalıyız.

KENDİNİ YÖNETME BECERİSİ KONUSUNDA KOLAYA MI KAÇIYORUZ?

Amerikan Konuşma-Dil-İşitme Derneği’nin 2015’teki araştırmasında 8 yaş çocuğu olan ebeveynlerin yarısının çocuklarının öfke kontrol ve özdenetim ve davranış sorunlarını geçiştirmek için teknolojiye başvurduğu gösterilmiş. Teknolojiyi “dijital emzik” olarak kullanmaktan vazgeçmeli, çocuklarımıza kendi kendini yatıştırma ve duygularını düzenleme becerisi kazandırmalıyız. Aksi halde kaçıngan, bağımlı bireyler yetiştiririz.

SOSYAL MEDYA VE TEKNOLOJİ SOSYAL BECERİLERE ZARAR VEREBİLİR Mİ?

Sosyal medya ve oyunlar çocukların sosyalleşmesine kısmen olanak sağlasa da, çocuklar kişilerarası becerileri geliştirmek; duygu ve niyetleri okumayı öğrenebilmek için yüz yüze iletişim ve temas gereksinirler. Yüz yüze iletişimden uzaklaştıkça sosyal beceriler geriler, iletişim ve ilişki sorunları oluşur. Ekran karşısında geçirdikleri zaman denetlendiğinde çocukların daha fazla sosyal ipucu yakalayabildikleri gösterilmiş.

SİBER-ZORBALIK NEDİR? NASIL MÜCADELE EDİLİR?

Siber-zorbalık internet üzerinden; görsel, sözlü şiddet içeriğine, rahatsız edici, tacizkâr ya da pornografik içeriklere maruz kalma; rahatsız edici mesajlar alma, alay konusu olma, gruplardan atılma,… şeklinde olabilir. 8-17 yaş arası çocukların %20’si siber-zorbalığa maruz kalıyor. Çocuklar genelde bu tür durumlarla nasıl baş edileceğini bilmez. Tıpkı cinsel taciz ve istismarda olduğu gibi siber-zorbalık konusunda çocukların eğitilmesi gerekir. Neyin siber-zorbalık olduğu; nasıl baş edecekleri, büyüklerinden yardım almaları gerektiği öğretilmeli. Çocuklar empati ve davranışlarının sonuçlarını öngörme konusunda daha yetersizdir, bir zorbaya dönüşmemeleri için paylaşacakları içerik ve yorumlar konusunda bilinç kazandırılmalıdır.

ZORBALIĞA DUR DE!

  1. Dur! Zorbalık eden kişiye yanıt yazma
  2. Engelle: Engelle ama kanıtları kaydet
  3. Bildir: İnternet sitesi yöneticisine ya da bir büyüğüne bildir
  4. Maruz kalanı destekle, aşırı tepki verme, suçlama
  5. Yardım istediği için takdir et
  6. Birlikte çözüm ara
  7. Sağlıklı teknoloji kullanımı konusunda teşvik et yasaklama

ŞİDDET İÇERİĞİNE MARUZ KALMANIN NE GİBİ SONUÇLARI OLUR? NASIL KORUNABİLİRİZ?

Çocuklar Youtube’da bir çizgifilm izlerken şiddet içeren bir görüntüye 3 tık uzaktalar. Birlikte izleme ve model olma o açıdan gerekli. Şiddet içeren içeriğe maruz kalma, özellikle bilgisayar oyunları; çocukların şiddet gösteren davranışlar sergilemesine zemin hazırlar. Küçük çocukların haberleri izlememesi; büyük çocuklarla ise bazı haberlerin birlikte izlenerek, üzerinde konuşularak rehberlik edilmesi yararlıdır.

PORNOGRAFİK İÇERİKTEN NASIL KORUNURUZ?

Çocuklar pornografi ile 11’li yaşlarda tanışıyor. Bazı çocuk ürünleri çocuk karakterlerin cinselleştirildiği örüntüler içeriyor. Çocuklarda hızlı cinselleşme söz konusu. Sadece içeriğe maruz kalmıyor, kendilerinin videolarını çekip paylaşarak pornografi üretiyorlar. Bu konuda son derece uyanık olmalı, önlemler almalıyız.

UYGUNSUZ İÇERİĞE ERİŞİMİ ENGELLEMEK İÇİN

  1. İnternete Family Zone gibi filtreler kullanın
  2. Telefon, tablet ve bilgisayara ebeveyn denetimi ve filtreler kurun (Her bir kullanıcı için ayrı oturum açılabilir.)
  3. Google’da güvenli arama seçeneğini açın (Otomatik olarak cinsel içerikleri engeller.)
  4. Youtube kullanırken güvenlik modunu açın (tam filtre sağlamasa da etkin!)
  5. Çocuklar için olan internet tarayıcılarını kullanın (Zoodler, Kidoz,…)
  6. Youtube’da listeler oluşturun ( Kids video, Kids Youtube play list,… )
  7. İzledikleri gördükleri materyalle cinsellik hakkında açık net kapsayıcı ve destekleyici sohbetler edin
  8. Salon, mutfak gibi kullanım alanları belirleyin bunun dışındaki alanlarda kullanım olmasın
  9. Bu yöntemlerin hiç biri %100 koruyucu değil ve ebeveyn gözetimi şart!

SOSYAL AĞ KULLANIMI KAÇ YAŞINDA BAŞLAMALI? NELERE DİKKAT ETMELİYİZ?

On yaşındaki çocukların yarısı bir sosyal ağ kullanıyor. Sosyal onay ve akranlarla bağ kurma ihtiyacı bu yaşlarda öne çıkıyor. Pek çok oyunun çevrim içi sohbet özelliği var. Çocuklar teknolojiyi kullanmakta oldukça becerikli olsa da; siber görgü kuralları, etkileşim ve güvenlik becerileri konularında tedbirsizler. 8-12 yaş çocuklar bizim rehberliğimizde internet deneyimleri kazanabilirler. Çocuklarımızın hangi bilgi ve içerikleri paylaşabileceği hakkında onları eğitmeliyiz. Paylaştıklarımızın dijital ayak izlerimiz olduğu bilincini kazandırabilir, beraber paylaşımlar yaparak örnek olabiliriz.
  1. Teknolojiyi çocuklarla birlikte kullanın
  2. Skype ya da interaktif kitap uygulamaları gibi uygulamalarla sizin de onayladığınız dost ya da akrabalarla bağlar kurmasını sağlayın
  3. Kendi teknoloji alışkanlıklarınız konusunda dikkatli olun
  4. Ebeveyn filtreleri kurun

UYKU AÇISINDAN NELERE DİKKAT ETMELİYİZ?

Erişkinler gibi çocuklar da teknoloji aşırı kullanımı nedeniyle kronik yorgunluk sendromu ve uykusuzluk yaşıyor. Gecede 1 saat az uyuyan bir ilkokul öğrencisinin bilişsel becerisi ve öğrenme kapasitesi 2 yaş geriye kayabiliyor. Sağlıklı ve sürdürülebilir uyku alışkanlık ve becerileri için: � Uykudan öce gevşemeye ve sakinleşmeye geçilmelidir. Yatak odalarımızda teknolojik cihazlar bulunmamalı, TV ya da telefonla uyumamalı, ekran parlaklığını düşüren mavi ışık filtreleri kullanılmalı; uyku saatinden 90 dakika önce ekranlardan uzaklaşmış olmalıyız.

UYKU İÇİN ÖNERİLER

  1. Yatmadan önce ekran karşısında geçirilen süreyi yavaş yavaş azaltın
  2. Uykudan önce tempolu etkinliklerden uzak durun
  3. Ekrana alternatif; yavaşlatıcı uyku rutinleri bulun (kitap okuma, yoga, meditasyon, masaj)
  4. “Teknolojiye paydos” saatleri belirleyin
  5. Dijital cihazlar için yatak odası dışında şarj istasyonları belirleyin ve sabaha kadar orada bırakın
  6. Sağlıklı uyku alışkanlıkları konusunda örnek olun!

OYUN VE AKTİVİTE ZAMANI KONULARINDA NELERE DİKKAT ETMELİYİZ?

Her yaştaki çocuğun oyun hakkı vardır. Planlı oyunlar dışında plansız oyun saatleri, boş vakitler, yaratıcı sıkılmalar da gereklidir. Doğa ile iç içe olma en önemli ihtiyaçlardan biridir. Çocuklar bir saat fiziksel olarak aktif oyunlar oynamalılar. Ekran karşısında yeme alışkanlıklarına dikkat etmeliler. Dijital oyunları tamamen zararlı değildir; yararlı ve geliştirici olabilirler. Çeşitli uygulamaları araştırarak çocukların kullanımlarına sunabiliriz. Common Sense Media, Children’s Technology Review, Kapi Awards gibi sitelerden bu konuda bilgiler alabiliriz. Yine teknolojiyi kullanarak dijital olmayan oyunu Skype ya da Whatsapp görüntülü arama üzerinden arkadaşlarıyla oynayabilmeleri, birebir sosyal etkileşim sağlayacaktır.

BİLGİ OBURLUĞU, BİLİŞSEL TEMBELLİĞE Mİ YOL AÇIYOR? BİLİŞSEL KAPASİTEMİZİ NASIL GÜÇLENDİRİRİZ?

30 yıl öncesine göre en az 5 kat fazla bilgi tüketiyoruz. Erişim kolaylaştıkça değeri azalıyor. Belleği kullanmak, notlar almak yerine Google’a navigasyon uygulamalarına ve ekran görüntülerine başvuruyoruz. Beynimizin yapması gereken görevleri cihazlara devrediyoruz.

ÖNERİLER

  1. Çocukların izledikleri/oyunları hakkında konuşmak (Ne anladılar, akıllarında ne kaldı?)
  2. Basılı kitaplar da okumak
  3. Filmleri cep telefonundan değil ailece izlemek
  4. Hafıza oyunları, sanal olmayan hikâye anlatımlı, soru cevaplı oyunlar oynamak
  5. Google’dan aramak yerine sözlük ya da ansiklopedilerden araştırma yapmak

DİJİTAL BAĞIMLILIK

Ruhsal Bozuklukların Tanısal ve Sayımsal El Kitabı-5 (DSM-5) kitabının ekinde bulunan İnternette Oyun Oynama Bozukluğu (İOOB) önerilen tanı kriterleri:
  1. İnternet oyunları üzerine aşırı kafa yorma,
  2. Oyun oynamadığında yoksunluk belirtilerinin görülmesi,
  3. İstediği heyecanı duymak için giderek artan süreyle oyun oynama gereksinimi,
  4. Birçok kez başarısızlıkla sonuçlanan oyun oynamayı denetim altına alma, azaltma ya da bırakma çabası,
  5. İnternet oyunları dışında hobi ve eğlenceye ilginin azalması,
  6. Psikososyal problemleri olduğunu bilmesine rağmen, aşırı miktarda devam eden oyun oynama davranışı,
  7. Ne kadar oyun oynadığını gizlemek için aile üyelerine, terapistine ya da başkalarına yalan söyleme,
  8. Sorunlarından kaçmak ya da olumsuz duygu durumdan kurtulmak için oyun oynama,
  9. İnternet oyunlarına katılımdan dolayı önemli ilişki, okul, iş, eğitim ya da kariyer fırsatlarının kaybı
Son bir yıl içerisinde beş ve daha fazla kriterin gözlenmesi, internette oyun oynama bozukluğuna işaret etmektedir. Endişeleniyorsanız bir haftalık teknoloji kullanım günlüğü ve saati tutabilir, bu konuda çalışan bir ruh sağlığı uzmanına danışabilirsiniz.

SAĞLIKLI DİJİTAL ALIŞKANLIKLAR KAZANIN

  1. Doğa zamanları (park, piknik, gezi) planlayın
  2. Etkinlikler arasında dinleme molaları verin
  3. Film izlerken telefona bakmayın, mesajlara bakarken sosyal medyaya girmeyin. Her seferinde tek bir iş için süre belirleyin onu yapın çıkın
  4. Bildirim uyarılarını kapayın
  5. Belli internet sitelerine belli zamanlarda girilmemesini sağlayan kısıtlayıcı uygulamalar kullanın
  6. Cihazlar uçuş modunda kalsın, modemler kullanılmadıkça kapalı olsun.
  7. Evinizde teknolojisiz alanlar belirleyin
  8. Stresi azaltın, meditasyon ve farkındalık becerilerini öğrenin, öğretin

ÇOCUĞUNUZLA KRİZ YÖNETİMİ İÇİN İPUÇLARI

  1. Kurallarınız net olsun, tutarlı davranın, kendinizle çelişmeyin, taviz vermeyin
  2. Teknoloji ve sosyal medya görgüsü kazandırın (Uçuş moduna nasıl alınır, neler paylaşılır, neler kabaca ve zorbalıktır?…)
  3. Medya planı yapın: Ne kadar?, Nerede?, Ne zaman?, Hangi teknoloji? Hangi içerik? Kiminle? ölçütlerini belirleyin
  4. Değişimi aşama aşama uygulayın, radikal hamleler işleri zorlaştırabilir
  5. Dakika sınırlaması değil bölüm ya da oyun “level”ına göre belirleyin
  6. Zamanlayıcı kullanın, cihazları ellerinden almayın siz kapatmayın kendileri kapatsınlar
  7. B planınız olsun, cihazı kapatınca yapılabilecek etkinlikleri önceden bir listeye yazmak yararlı olabilir (Bir miktar sıkıntı gösterse de sakinleşecektir.)
  8. Sağlıklı dinlenme göz ve duruş alışkanlıkları kazandırın. Gözlerini sık kırpıştırıp molalar vermesini, ekran parlaklığı ve ışık yansımalarını ayarlamasını, işitme yüksekliğini ayarlamasını, sokakta yürürken kulaklık takmamasını, 20 dakika çalışıp 20 saniye mola vermesini, uzaklara bakarak hareket etmesini; ergonomik duruş, göz hizası beden duruşunu ayarlamasını, uygun mouse, “ergobreaks” hatırlatıcılar kullanmasını öğretin, örnek olun, hatırlatın
  9. Öfke nöbeti olursa bir sonraki gün de aynı şeyin yaşanabileceğini ve yeniden izin vermek konusunda çekincenizi belirtin. Davranışlarının sonucu olacağını hissetmesini sağlayın. Bunu tehdit ya da şantaj gibi yapmayın.
  10. Yargılamadan ve suçlamadan dinleyin, seçenekler sunun
  11. Duygularınızı ve endişelerinizi makul bir şekilde paylaşın
  12. Sakin zamanlarda böyle durumlar için neyin yararı olacağını birlikte konuşun ve plan yapın
  13. Paylaştıklarınızın çocukların karşısına çıkabileceğini, arkadaşları ya da kötü niyetli kimseler tarafından kullanılabileceğini anımsayın
  14. Paylaşımlar yaparken iznini/fikrini alın, fikir verin.
  15. Ekranları bir ödül ceza yöntemi olarak kullanmaktan vazgeçin
submitted by psikiyatrist to u/psikiyatrist [link] [comments]


2019.08.08 21:00 kvp5111 Sosyal Medya ve Zihinsel Hastalıklar: Instagram ve Facebook

Sosyal Medya ve Zihinsel Hastalıklar: Instagram ve Facebook. Sosyal medyada kullandığımız ve filtrelediğimiz kelimeler gerçekten depresyonda mı yoksa narsist mi olduğumuzu öngörebilir mi? Öyle bakıyor …
En son kanıt? Stony Brook Üniversitesi ve Pennsylvania Üniversitesi’nden araştırmacılar, bir kişinin Facebook yazılarında kullandığı kelimeleri analiz ederek geleceğin depresyonunu doğru bir şekilde tahmin edebilen bir algoritma geliştirdi.
Aslında, bulgular dört özel kelimenin gelecekteki depresyon teşhisinin güçlü bir göstergesi olduğunu göstermektedir.

‘Dilsel Kırmızı Bayraklar’

Ulusal Bilimler Akademisi Bildirilerinde yayınlanan araştırmada, depresyona işaret edebilecek “dilsel kızıl bayrakları” tespit etmek için yeni geliştirilen bir algoritma kullanılmıştır.
“İnsanların sosyal medyada ve çevrimiçi olarak yazdıkları şey, tıpta ve araştırmada başka türlü erişilmesi çok zor olan bir yaşam yönünü yakalar. Bu, hastalığın biyofiziksel belirteçlerine kıyasla nispeten ele alınmamış bir boyut ”diyor Stony Brook Üniversitesi’nde bilgisayar bilimi profesörü yardımcısı olan H. Andrew Schwartz. “Depresyon, anksiyete ve TSSB gibi koşullar, örneğin, insanların kendilerini dijital olarak ifade etme biçimlerinde daha fazla sinyal bulursunuz” ( 1 )

4 Uyarı Kelimesi

Yaklaşık 1.2000 kişiyi inceleyen araştırmacılar, depresyon göstergelerini aşağıdakileri buldu:

Sosyal Medya ve Zihinsel Hastalıklar: Instagram ve Facebook. Sosyal Medya-Akıl Hastalıkları Bağlantısı

Diğer araştırmalar filtre seçimine odaklanmaktadır. Görünüşe göre, birinin seçtiği Instagram filtresi, bizi zihinsel durumlarına göre gösterebilir. EPJ Data Science dergisinde yayınlanan bir araştırmaya göre , sosyal medya ve akıl hastalıkları birbiriyle bağlantılı. Ve bir kişinin Instagram’da paylaştığı görüntüler (ve düzenlenme şekilleri) depresyon belirtileri hakkında fikir verebilir . ( 2 )

Çalışma

166 denekten 40.000’den fazla Instagram gönderisini inceledi. Araştırmacılar önce daha önce depresyon tanısı alan çalışma katılımcılarını tanımladılar. Sonra, insanların yazılarındaki kalıpları tanımlamak için makine öğrenme araçlarını kullandılar. Görünüşe göre, depresyonda olan insanların ve depresyonda olmayan kişilerin ne zaman yayınlandıkları arasında farklılıklar var.

Depresyonda olan insanlar,

depresyonda olmayanlardan daha az sıklıkta filtreler kullanma eğilimindeydi. Ve filtreleri kullandıklarında, en popüler olanı fotoğrafları siyah beyaza çeviren “Inkwell” idi. Fotoğraflarının içinde bir yüz bulunması daha muhtemeldi. Buna karşılık, depresyonsuz Instagrammers, fotoğrafları aydınlatan “Valensiya” görüntü filtresine kısmi idi.
Bu, araştırmacıların sosyal medyanın akıl sağlığında oynadığı rolü ilk kez incelemek değil. Sosyal medya toplumumuzda daha fazla oyuna girmeye devam ettikçe (en son ne zaman bir gününü Facebook / Instagram / Twitter / Snapchat’tan uzakta geçirdin?), Zihinsel sağlığımızdaki rolü de inceleniyor. Ve bazı bulgular, can sıkıcı. Sosyal medyanın akıl hastalıklarında oynadığı rolü kıralım.

Sosyal Medya ve Depresyon

Sosyal medya, depresyon duygularını daha da kötüleştirebilir. Aslında, bir çalışma, insanların aktif olarak daha fazla sosyal platformda yer almasının, kendilerini depresyonda ve endişeli hissetme ihtimallerinin daha yüksek olduğunu ortaya koydu. ( 3 ) İki veya daha az platformla sıkışan insanlar, zihinsel sağlık hastalığına ve platformlarda harcanan toplam süreye katkıda bulunabilecek diğer hususları kontrol ettikten sonra bile, yedi ila 11 farklı platformla uğraşanlara kıyasla, düşük bir depresyon ve endişe riski yaşadılar .
Yedi platform kulağa çok benziyor olsa da, Facebook, Instagram, Snapchat, Pinterest, YouTube, Twitter ve LinkedIn yedi taneye kadar ekliyor. Tinder gibi bir buluşma uygulamasında veya Kik ve WeChat gibi sosyal sohbet uygulamalarında atın ve birisinin bu kadar platformda nasıl olabileceğini görmek kolaylaşır.

Türkiye’de ki

gençlerin küçük bir çalışmasında araştırmacılar Instagram’ı, Snapchat’i yakından takip ederek depresyon, endişe, yalnızlık, uyku ve zorbalık gibi olumsuz duygularla en fazla ilişkili sosyal medya platformu olarak tanımladılar. ( 4 ) Her iki platform da, insanlar kendilerini başkalarıyla karşılaştırırken yetersizlik duygularını teşvik edebilen ve düşük benlik saygısını teşvik edebilen görüntülere yoğunlaşıyor.

Sosyal Medya ve Zihinsel Hastalıklar: Instagram ve Facebook. Bir başka çalışma,

Facebook kullanımının insanların anı nasıl hissettiğini ve yaşamlarından ne kadar memnun kaldıklarını olumsuz yönde etkilediğini buldu. İnsanlar iki hafta boyunca Facebook’u ne kadar sık ​​kullandıklarında, neden Facebook kullanıyorlarsa ya da Facebook ağları ne kadar büyük olursa olsun, yaşam doyumu düzeyleri o kadar azaldı. ( 5 ) Çalışma sadece iki haftaya baksa da, kümülatif yaşam memnuniyeti ücretlerinin aylar ve yıllar boyunca ne olacağını görmek ilginç olurdu.

Sosyal Medya ve Yalnızlık

Sosyal medya da dahil olmak üzere insanlarla iletişim kurmak için her zamankinden daha fazla yolumuz olmasına rağmen, özellikle yaşlı yetişkinler arasında yalnızlık artıyor. Yaşlı 45 ve daha yaşlı bir aarp çalışması bunlardan yüzde 35’i yalnız olduğunu ve yalnız katılımcıların yüzde 13’ü hissettim bulundu “artık interneti kullanan kişilerle iletişimde tutmak daha az derin bağlantıları var.” ( 6 )

Sırf arkadaşların

durumlarını sevmemiz veya tatil fotoğraflarını kontrol etmemiz, onlarla bağlı olduğum anlamına gelmez; Aslında, gönüllülük, hobi edinme ya da değer verdiğimiz kuruluşlara dahil olma gibi kişisel ağlar kurma etkinliklerine daha az zaman harcayabiliriz. Aslında, araştırmacılar buna yalnızlık salgını diyorlar – erken ölüm risk faktörünü obez olmaktan daha fazla ya da daha fazla arttırıyor. ( 7 )

Sosyal Medya ve Zihinsel Hastalıklar: Instagram ve Facebook. Etkilenen sadece yetişkinler değil.

İyi bilinen bir çalışma, cinsiyet, yaş ve algılanan sosyal destek gibi faktörleri kontrol ettikten sonra bile, bir ergenin Facebook ağı büyüdükçe, daha fazla günlük kortizol ürettiklerini buldu. Kortizol , stres hormonu olarak bilinir ve yüksek seviyeleri, diğer şeylerin yanı sıra, endişe ve uyku bozukluklarına neden olabilir. ( 8 ) Araştırmacılar, Facebook’taki arkadaş sayısının belirli bir noktaya kadar pozitif olduğunu, ancak daha sonra stres ve kortizol seviyelerinin devraldığı bir azalan geri dönüş noktasına ulaştığını teorik olarak belirlediler.

Sosyal Medya ve Narsisizm

Sosyal medya ayrıca narsisistler ve narsisistik eğilimleri olan insanlar için bir platform sağlar . İlginç bir şekilde, 2010’daki küçük bir çalışma, özsaygısı düşük narsisist kişilerin Facebook’ta daha aktif olduğunu buldu. ( 9 ) Bu, Facebook’a bağımlı olmanın, narsisistik davranışı ve düşük özgüvenini öngördüğünü gösteren başka bir çalışmaya paraleldir. ( 10 ) Bu insanların “egoyu beslemek” için sosyal medyayı kullanmaları ve ayrıca çevrimiçi geçerliliği olan düşük özgüvenli duyguları bastırmaları muhtemeldir. ( 11 )

Sosyal Medya ve Zihinsel Hastalıklar: Instagram ve Facebook. Sosyal Medya Sorunundaki Uyarı İşaretleri

Açıkçası, sosyal medya kullanan herkesin akıl sağlığı sorunu yoktur. Bazı insanlar en yeni kedi videolarını almaktan veya torunlarının fotoğraflarını görmekten gerçekten hoşlanıyorlar. Ama sosyal medyada gereğinden fazla önem verdiği varlık olabilir bazıları için bir sorun olabilir ve daha da kötüsü depresyon veya anksiyete gibi, ruh sağlığı sorunları yaratabilir. Bir sosyal medya sorununuz olabilir mi?

İşte bazı uyarı işaretleri:

Sosyal Medya ve Akıl Hastalıkları: Denge Nasıl Bulunur?

Uyarı işaretlerinde kendinizi tanıdınız mı? Sosyal medya yaşamınızda bir miktar denge bulma zamanı gelebilir. Özellikle bütün etkiler olumsuz olmadığı için kendimizi sosyal medyadan tamamen keseceğimizi düşünmek gerçekçi olmaz. Ne de olsa, uzun saçlı Chihuahuaları sizin kadar çok seven bir topluluk bulmak ya da onu zaten yaşamış olan insanlardan zihinsel sağlık sorunları da dahil olmak üzere zor konular hakkında bilgi edinmek harika.

Kendi evinizin rahatlığını korumak için lisanslı terapistlerle bağlantı kurabileceğiniz web siteleri bile vardır.

İnsanların filtre seçimi ile depresyon arasındaki bağlantıyı belirleyen araştırmacılara göre, bunların hepsinin parlak bir tarafı olabilir. Yoksul topluluklardaki depresif insanları hedeflemeye ve daha iyi yardım etmeye yardımcı olabilir. Araştırmacılar, “Yalnızca hastaların sosyal medya geçmişlerini paylaşmaları için dijital rızasını gerektiren bu bilgisayarlı yaklaşım, şu anda sağlanması zor veya imkansız olan bakım için yollar açabilir” dedi.
Sosyal medya ile daha sağlıklı bir ilişki geliştirmek için atmanız gereken bazı adımlar:

Bir alarm saati edinin.

Sosyal medya kullanımınızı ele almanın bir yolu, gerçek bir çalar saat kullanmaktır. Birçoğumuz, gece saatlerinde telefonlarımızı kolumdan uzak tutuyoruz çünkü onu çalar saat olarak kullanıyoruz. Ancak bu genellikle gece geç saatlerde kaydırma ve yataktan çıkmadan önce bir gecede ne olduğunu görmek için kontrol etmek anlamına gelir. Gece boyunca telefonunuzu kapatın ve eski bir alarm kullanın.
Bunun dışında, telefonunuzu yatmadan en az bir saat önce başlayarak uçak modunda tutun. Sabahları tekrar açmadan önce ne kadar süre gidebileceğinizi görmek için kendinize sorun. Alarmınız uçak modunda çalışacak, ancak duyulara saldırmaktan sosyal medyaya uyanmayacaksınız.

Ara ve arkadaşlarınla ​​buluş.

Çevrimiçi olarak arkadaşlarla “check-in” yapmak güzeldir, ancak bir süre içinde gerçek bir konuşma yapmadığınız arkadaşlarınız ve aileniz varsa, onları aramayı veya onları şahsen görmeleri için bir görüşme planlamanızı sağlar. Birinin durumunu beğenmek, gerçek hayattaki bir konuşmanın yerini alamaz. Aynı zamanda, tıpkı çevrimiçi paylaştığınız şeyleri küratörlüğünüz gibi, arkadaşlarınız ve aileniz de olabilir. Hakkında hiçbir şey bilemeyeceğiniz şeyler yaşıyor olabilirler, çünkü onlar hakkında herkese açık bir şekilde gönderiyorlar.

Çevrimiçi gördüğünüz her şeyin gerçek olmadığını unutmayın.

Filtreler ve kendini düzenleme ve esprili başlıklar harika görünüyor, ancak tüm hikayeyi anlatmıyorlar. Kendinizi başkalarıyla karşılaştırmamak zor olsa da, sosyal medyada gördüklerinizin birinin hayatının küçük bir parçası olduğunu ve genellikle olabildiğince harika görünmek için düzenlenmiş olduğunu unutmayın. Onların gerçekliği değil.

Haber Kaynağınızın Psikolojisi

“Ajansımızı elinden almak değil – dikkatimizi harcamak ve istediğimiz yaşamları yaşamak; Sohbetlerimizi yapma biçimimizi değiştiriyor, demokrasimizi değiştiriyor ve birbirimizle istediğimiz sohbetlere ve ilişkilere sahip olma yeteneğimizi değiştiriyor. Ve bu herkesi etkiler,”Tristan Harris, TED Chat’ta ilan Google’da eski bir in-house ahlâkbilimci‘Nasıl Minds Every Day.’Tech şirketler Kontrol Milyarlarca bir avuç ( 12) Teknoloji, beynimizin nasıl çalıştığının arkasındaki bilimi anlayarak dikkatimizi çekecek ve tutacak şekilde tasarlanmıştır ve bunu yönlendirir. Tristan’ın belirttiği gibi, teknoloji tarafsız değildir. Eski Google etmeni, Facebook’un artık bizi internet ile bağlantımızı kesmeye ve çekmemeye çalışmadığı ve bunun yerine arkadaşlarınızla gerçek hayatta bağlantı kurmanıza yardımcı olacak bir sosyal medya platformu hayal etmeye çalıştığı bir alternatif düşünmeye çağırıyor.

Bu platformların

topluma yol açtığı zararı uyandırmak, eski Google ve Tristan gibi eski Facebook çalışanları da dahil olmak üzere teknoloji uzmanları, İnsani Teknoloji Merkezi’ni oluşturmak için bir araya geldiler . Grup, sosyal medya ve diğer sosyal medya tehlikelerinin yoğun kullanımının bir yan etkisi olarak öğrencileri, ebeveynleri ve öğretmenleri depresyon hakkında eğitmeyi amaçlayacak “Teknik Hakkında Gerçek” adlı bir kampanya planlıyor. Ekip, gençleri eğitmeye ek olarak, farklı teknolojilerin sağlığa etkileri ve daha sağlıklı ürünler üretme yolları hakkında veri göstererek, geliştirdikleri programlar hakkında endişe duyan mühendislere kaynaklar sağlamak istiyor.

Grubun planları

arasında büyük teknoloji şirketlerinin gücünü azaltmak için yasalar için lobi çalışmaları da yer alıyor. İki örnek, teknolojinin çocukların sağlığı üzerindeki etkisi üzerine araştırmaları yapacak bir tasviri ve dijital botların tanımlanmadan kullanılmasını yasaklayacak bir tasviri içermektedir. ( 13 ) Sosyal medya alışkanlıklarınızı değiştirmek kendi içinizden gelmek zorunda kalsa da, daha insancıl teknoloji, bu uygulamaları ve web sitelerini, sayfa üzerinde tutmak için sinyallerle sürekli mücadele etmeden kullanabilmeniz için daha sağlıklı yollar sunar ve Çocuklarımızın ruh sağlığı ve stres düzeyleri.

Sosyal Medya ve Akıl Hastalıkları Üzerine Son Düşünceler

Mutlu kaydırma!

Oku Sonraki: Psikotropik İlaçlar Nelerdir? Çeşitleri Tarihçesi ve İstatistikleri

submitted by kvp5111 to u/kvp5111 [link] [comments]


2018.11.19 22:16 bizimps PS4 NAT Türü Nasıl Değiştirilir / PS4 NAT Tipini Değiştirme

PS4 NAT Türü Nasıl Değiştirilir / PS4 NAT

Tipini Değiştirme

Arkadaşlarınızla çok oyunculu bir oyun ile ps4'te bir çevrimiçi oyun oynuyorsunuz ve aniden bağlantınız kesildi. Bazen çok fazla ping yapıyorsunuz ve bu oyunda ps4 üzerinde oynamaktan çok rahatsız oluyor. WiFi'nizi tüm ağ bağlantınızı ve çalışmanızı daha iyi bir şekilde kontrol ettiniz. Tüm bunların ardındaki problemin ne olduğunu merak ediyor olabilirsiniz ve daha sonra ps4 nat türünde başarısızlık sorunlarının olduğunu ve nat ps4 ya da nat tip 3 ps4 düzeltmesinin nasıl değiştirileceğini merak ettiğinizi öğrenebilirsiniz . Bu yüzden bugün size ps4'te nat türünü nasıl değiştireceğimizi ve nat ps4 partisini nasıl düzeltebileceğimizi göstereceğiz.

PS4 NAT Nedir?

Whatismyipaddress'e göre “Ağ Adresi Çevirisi (NAT), bir ağ aygıtının, genellikle bir güvenlik duvarının, özel bir ağ içindeki bir bilgisayara (veya bilgisayar grubuna) bir genel adres atadığı işlemdir.” IP sayısını sınırlamak için kullanılır. Bir ağda kullanılan adres.

PS4 NAT'ın Avantajları:

  1. NAT, genel IP adreslerini kaydeder.
  2. Müşteriye şeffaf.
  3. Nat iç IP adresini gizler.
  4. Daha az bilgisayar kaynağı tüketir.
PS4 NAT'ın dezavantajları:
  1. Nat, minimum kayıt hizmetleri sağlar.
  2. İnternet bağlantısı yapmak için NAT kullanabilmeniz için IP iletiminin etkinleştirilmesi gerekir.
  3. Çalıştırmak için bazı uygulamaları zorlaştırabilir.
📷

Ps4 NAT Türleri:

Esas olarak 3 PS4 NAT Türü vardır:

NAT tip 3 anlamı (kesin): Nat tip 3 ps4 ağdaki tam güvenlik duvarı gibi. PlayStation oyunları ve sohbet için uygun değildir. İndirmeler yapılabilir, ancak çevrimiçi oyunlar oynamak gecikme ve kararsız bağlantıya yol açabilir.

Bu, oyuncunun partide iletişim kurmasına izin vermeyeceği için en kötü ps4 nat türüdür. Ayrıca Ps4 DNS Hatalarına bakmak ve NAT'ı kontrol etmeden önce PS4 sunucusuna bağlı olup olmadığınızı görmek isteyebilir ve bugün doğal tip 3 ps4 düzeltme yapacaktır .

NAT tipi 2 anlamı (orta): NAT tipi 2 ps4 , PS4 indirmek ve çevrimiçi oyunlar oynamak için iyidir. Diğer uygulamalara güvenlik sağlar, ancak ps4 uygulamasının ağ kullanımını sınırlamaz.

Bu oyuncu oyun oynamak ve kolayca sohbet partinin tadını çıkarmak mümkün olacak gibi iyi bir ps4 nat türüdür.

NAT tipi 1 anlam (açık): NAT tipi 1 ps4 , PS4 için en iyisidir ancak güvenlik noktasında iyi değildir. DMZ'nin etkinleştirilmesi, tüm bağlantı noktalarının açık olması ve ağınızda güvenlik tehdidine yol açması ile benzerdir.

Bu ps4 nat türü, oyun oynamak için en iyisidir ama yönlendirici güvenlik amacıyla değildir.
Bu sorunlar, ps4 NAT dizgisi nedeniyle ps4'ünüzde adreslenir (Ağ adresleri çevirisi) Bu sorunu düzeltmek için ps4 nat türünü değiştirmeniz gerekir.
Bu yazıda, herhangi bir rahatsızlık duymadan çalışabilmek için nat ps4'ün nasıl değiştirileceğini size anlatacağım .

En hızlı DNS sunucusu bilmek için buraya tıklayın

PS4'te NAT tipi nasıl kontrol edilir

PS4'te NAT tipini kontrol etmek için aşağıdaki adımları izleyin:
  1. Ayarlara git.
  2. Şimdi Ağ menüsüne gidin.
  3. Şimdi bağlantı durumunu görüntüle seçeneğini tıklayın.
  4. NAT’ınızın durumunu ekranın alt kısmında göreceksiniz.
📷

Nat Türü Ps4 Nasıl Değiştirilir

Yani NAT ile ilgili sorunlarınız varsa, istediğiniz ayarlara değiştirebilirsiniz. Ama asıl sorun NAT türünü doğrudan ps4'ünüzden değiştiremezsiniz. NAT tipini değiştirirken, yönlendiricideki diğer ayarları değiştirmelisiniz ve bu ayar, yönlendiricilere göre çok farklı. Bugün, çoğu insan tarafından kullanıldığı için TP bağlantı yönlendiricisini kullanacağız.

PS4'te NAT türünü değiştirme adımları

Yani burada anlaşma kırıcı ve sorunun cevabı ps4'teki nat türümü nasıl değiştirebilirim ? PS4 cihazındaki nat türünü değiştirmek için bu prosedürü adım adım takip edin.
📷
Bu makalede, güvenli olan yöntemleri anlatacağım, böylece PS4 için bağlantı noktalarını açmaya gidelim.

Bağlantı noktaları ps4'e iletiliyor

İşte NAT tipini değiştirmek için PS4'te ileriye doğru atılacak adımlar.
  1. Yöneltici ayarlarınızı açın.
  2. Yönlendiricinin birçoğunda ileri yönlendirici olarak adlandırılan ayarı bulun , ayrıca bağlantı noktası yönlendirmesi olarak da adlandırılır .
  3. Şimdi özel bağlantı noktaları ekleyin.
  4. Aşağıdaki bağlantı noktalarını her iki yönde de TCP ve UDP'de açmanız gerekir :
📷
  1. Şimdi tekrar PS4 Nat tipinizi kontrol edin ve şimdi NAT tip 2'yi göstermelidir.
  2. Her oyunun iletilmesi gereken bireysel limanlara ihtiyacı olabilir ve gelecekte bu limanların bir listesini yapacağız.

PS4'te Nat Tipi Nasıl Değiştirilir?

  1. Ps4'te nat türünü nasıl değiştirebilirim? Sadece yukarıda belirtilen yönergeleri izleyin ve PS4 nat türünüzü istediğiniz zaman değiştirebilirsiniz.
  2. Ps4'te açmak için nat türünü nasıl değiştirebilirim? NAT tipi açık yapmak için yönlendiricideki DMZ'yi etkinleştirin ancak ağda güvenlik riskine neden olabileceğinden bu önerilmez.
  3. Ps4 siyah ops 3 üzerinde nat türünü nasıl değiştirilir? Her oyunun siyah ops için çalıştırılması amacıyla açılacak belirli portlara ihtiyacı var 3 port 1935.
  4. Mobil Hotspot PS4'te NAT tipi nasıl değiştirilir? Yönelticide DMZ'yi etkinleştirebilecek bazı uygulamalar vardır, ancak bunlar doğrulanmamıştır. İyi olan PC ile NAT tipini açmak olacaktır.
  5. Ps4 için NAT türü hangisidir? PS4'ün en iyi NAT türü kesinlikle NAT 1'dir ancak güvenlik nedenleriyle önerilmemektedir, bu yüzden diğer tüm en iyi alternatif NAT 2'dir ve tüm PS4 portlarının açık ve çalışır durumda olmasına izin verir.
  6. Açık bir NAT türünü nasıl alabilirim? Yönlendirici seçeneğinizde DMZ'yi etkinleştirerek NAT tipini açabilirsiniz.
  7. Nat type ps4 party sorunu nasıl giderilir? Yukarıdaki makalemize PS4'te Nat Type nasıl değiştirileceğine ve ps4'te nat tip 2'ye nasıl sahip olabileceğimize veya nat türlerinin nat türlerinin çözümüne yardımcı olacağından ps4'te nat tip 1'in nasıl alınacağına bakabilirsiniz.
  8. Ps4'te ps4 nat type 2 nasıl edinilir? Ps4 nat tür 2'yi almak için yönlendiricideki bağlantı noktasını etkinleştirebilirsiniz.
  9. Açmak için nat türümü nasıl değiştiririm? Nat tipinin Ps4'te açılmasını sağlamak için yönlendiricinizde DMZ'yi etkinleştirebilirsiniz.
  10. Nat türü ps4 nasıl açılır? Cevabı nat tipi PS4 nasıl açılacağını yönlendirici ortamda DMZ modu açmaktır.
  11. Sıkı nat türü ps4 nasıl düzeltilir? To sıkı nat tipi PS4 düzeltmek ya açık veya orta ya yani sizin PS4 nat türünü değiştirmek nat tip 1 PS4 veya nat tip 2 PS4 .
NAT tipine giriş
NAT, (Ağ adresleri çevirisi) anlamına gelir. Bu NAT türü, tüm aygıtların IP'sinin ağınıza bağlı genel IP adreslerine dönüştürülmesine yardımcı olur.
Ps4'te üç tür NAT vardır
PS4 NAT Tip 1 AÇIK: Ps4 NAT tip 1 açık NAt tipidir. Buradan internete doğrudan bağlısınız ve bu yöntemde çok düşük bir kopma şansı var. Bu NAT türünü seçerseniz, her tür NAT türü oyuncuyla bağlantı kurabileceğinden, ancak bu yöntem bazı güvenlik sorunları oluşturabilir. Bağlantınız açıksa, sorununuz farklı olabileceğinden, PS4'te Yerel Türü Nasıl Değiştirilir hakkında bu makaleye bakmak istemeyebilirsiniz.
PS4 NAT tipi Orta 2: In PS4 NAT tip 2 türü, PS4 diğerlerinden daha yavaş bağlantı bağlantı için yönlendirici ve bu NAT tipinde bağlanır ve ayrıca daha yüksek gecikme olacaktır. Bu yöntemin avantajı, bu orta tip NAT bağlantısında oyuncuların çoğuna bağlanabilir. Yine de, bağlantı sorunuyla karşılaşırsanız, bu makaleyi görebilirsiniz. Bazı türler için belirli portların nasıl açılacağı hakkında PS4'te Nat Type nasıl değiştirilir.
Ps4 NAT tip 3 Strict: Ps4 NAT tip 3 , NAT bağlantı tipinin en zor kısmıdır çünkü ps4'ünüz internete yönlendiriciyle bağlanır ve bağlantı kesilmesi olasılığı çok yüksektir ve açık tip bağlantıya sahip olan kullanıcılara bağlanabilir. Bu bağlamda, ps4'ünüzün işlevlerinin çoğu çalışmayabilir. Nat Type nasıl değiştirilir PS4, partiye ve oyuna bu nat türündeki bağlantı ile ilgili olarak çok sıkı bir şekilde ps4 nat türüne bakan kişilere yardımcı olmak için tasarlanmıştır.
Nat Type Ps4'ü nasıl değiştireceğiniz konusunda bazı yöntemler aşağıda verilmiştir. NAT tipi PS4'ün nasıl değiştirileceği konusunda hala bir sorunuz varsa aşağıda yorum yapmaktan çekinmeyin. Diğer ps4 hatalarınız varsa , Ps4 yardım sayfamıza bakmak isteyebilirsiniz .
submitted by bizimps to u/bizimps [link] [comments]


2018.04.23 17:29 sohbet_ Sohbet Odaları Sohbet Odaları Kullanıcıların çeşitli sohbet program ve uygulamaları ile yeni arkadaşlıklar kurma, arkadaş arama, arkadaşları ile görüşme, hoş v...

submitted by sohbet_ to u/sohbet_ [link] [comments]


2018.02.11 15:53 focaotelleritop Foça Otelleri Teknoloji Trendleri 2018

Foça Otel Teknolojisi 2018 Trendleri Foça Otelleri ve Foça Otel teknolojisinde yükselen trendler, günlük hayatımızda birçok görevi otomatikleştirmekte ve basitleştirmektedir. Örneğin, gerçekten yaşadığımız ve çalıştıkça bulut teknolojisi, büyük veriler ve yapay zeka değişiyor. Bu teknolojiler hakkında pek çok görüş var olsa da, özellikle Foça otel teknolojisinde önemini inkar edemiyoruz.
2018 Foça otel endüstrisi eğilimleri (teknoloji için), yalnızca insanların dokunuşlarını kaybetmekle değil yalnızca robotlar her görevi üstleniyorlar. Popüler inancın aksine, misafirperverlik endüstrisindeki en son trend, teknolojiyi kucaklamak ve bireysel etkileşimleri korumaktır. Şu an süresiz sohbet eden çevrimiçi kullanıcılara ve chat botlarına rağmen Foça otel endüstrisi yalnızca kişisel etkileşim üzerine gelişiyor. Burada ihtiyaç, Foça otelinizin gelirini doğrudan etkileyen teknoloji yardımı ile konuk deneyiminizi iyileştirmektir. Teknolojiyi etkin bir şekilde nasıl birleştirip bilmediğinizi ve çalışma şeklinizde büyük fark yarattığını ve Foça otel gelirini artırmanın yeni yollarını keşfedeceğinizi bilmelisiniz.
Foça Otelcilik sektöründeki en son teknolojiyi kullanarak Foça Otel Gelirini nasıl artırabilirim? Artan gelir, orta ve büyük Foça otellerindeki en büyük endişelerden biridir. Konuk talepleri giderek artmakta ve doluluk oranı artan rekabete bağlı olarak sürekli değişmektedir. Foça Otelleri gelirini nasıl artıracağınız konusunda giderek endişeleriniz varsa, serinin ilk blogunda konukseverlik sektöründeki en son teknolojiyi okuyun.
Akıllı Odalar, Akıllı Kontroller Konuk deneyiminde en önemli faktörlerden biri, konuklarınızın kalitesini artırmak için oda servisi sayısallaştırmaktır. Örneğin, konukların kendi oda sıcaklığını akıllı telefonlarını kullanarak ayarlamalarına izin vererek ihtiyaçlarına göre özelleştirilmiş mükemmel bir ortam oluşturmalarını sağlıyor.
Önde gelen bir Foça otel markası, konuk ihtiyaçlarını karşılamak için hızla yükselen bir sanal konsierji konsepti kullandı. Oda içi deneyimini geliştirmek için yatırım yapan Foça otelleri, daha mutlu konuklara ve müşterilere sahip olacaklardır. Hareket kontrollü etkileşimli duvarlar / aynalar, Foça otel endüstrisinde trendleri tanımlar.
Bunların hepsini uygulamak zorunda değilsiniz, ancak konukların beklentilerini karşılayacak ve hazırlayacakları yeri anlamak akıllıca. Konaklama endüstrisindeki teknoloji sürekli gelişmekte ve oyunun önüne geçmek için farkındalık önemlidir.
Enerji Tasarrufu İçin Teknolojiyi Kabul Et Enerji yönetimi, Foça otel sahiplerinin elektrik faturalarında büyük tasarruf sağlamalarına kesinlikle yardımcı olabilir. Meydan okuma, enerji kullanımınızın başarılı olmamış olması ve misafir tecrübenizin uzlaşılmamasıdır. Misafirler “yeşil otel” istiyorlarsa, lüks olmayı göze alamayacak bir şey ve bu otel sahipleri için bir sorundur. * Booking.com’un raporuna göre, küresel seyahat edenlerin% 65’i çevre dostu konaklama için güçlü bir tercih gösteriyor. Foça Otel sahipleri, bu stratejik markaları pazarlamak için teknoloji kullanabilir ve enerji verimliliği uygulamaları kullanarak gelirlerini artırabilirler.
Akıllı termostatlar, LED aydınlatması, ozon suyu arıtımı, su tasarrufu sağlayan çevre dostu çamaşırhane üniteleri, hareket sensörü aydınlatma sistemleri, mutfaktaki enerji tasarruflu cihazlar ve yeni teknolojide enerji kullanımıyla ilgili daha fazla yardım sayesinde enerji tüketiminde maliyet tasarrufu.
Örneğin; * Kullanıcının kişisel cihazını kullanan akıllı termostatlar, kullanıcının sıcaklığı bina dışından akıllı telefon ile ayarlamasına izin verir. Konuklar girerken açılan ışık sensörleri enerji tasarrufludur ve misafirin zihninde olumlu bir izlenim yaratır.
HVAC (ısıtma, havalandırma, klima) Foça otel sahipleri için sürpriz faturalamaya neden olabilecek başka bir endişe kaynağıdır. İhtiyaçlarınıza göre tasarladığınız HVAC sistemini yükselttiğinizden ve Foça otel düzeninizi göz önünde bulundurduğunuzdan emin olun. Uygun bir kurulum, Foça otelleri markanız için çok para kazandıracaktır.
Kaynak : https://www.focaotelleri.top/foca-otelleri-teknoloji-trendleri-2018/
submitted by focaotelleritop to u/focaotelleritop [link] [comments]


2018.01.08 00:05 sohbet_ Sohbet Odaları

Sohbet Odaları Kullanıcıların çeşitli sohbet program ve uygulamaları ile yeni arkadaşlıklar kurma, arkadaş arama, arkadaşları ile görüşme, hoş ve eğlenceli zaman geçirme, Sohbet ve chat yapabilmek için birden fazla sohbet kanalının birbiri ile bağlanarak aynı anda alternatif sohbet seçenekleri sunması olarak tanımlanabilir. Sohbet odaları, birden fazla chat, sohbet sitesi birleşmesi dışında farklı sohbet, chat siteleri aralarında anlaşarak kullanıcı girişlerini tek sohbet odaları oluşturucakları siteye yönlendirerek, kendi site adlarına oda yada kanal açılmasıyla kullanıcılarını bu oda yada kanalda toplayıp, kullanıcı sayısı ve sohbet odaları sayısı arttırılması yöntemi ile oluşturulabilir. Oluşturulan kanal ve ya odalarda alternatif sohbet seçenekleri, farklı ve yeni kişilerle tanışma, kaynaşma, arkadaşlık ve dost edinme imkanıda artmaktadır. Sohbet Odaları yeni tanışma ve kaynaşma evreleri canlı ve sıcak sohbet ortamı oluşturarak, kullanıcıların sıkılmadan eğlenceli ve hoş vakit geçirmelerine, farklı kişileri tanıma ve arkadaş edinmelerine, daha uzun soluklu sohbet etmelerine imkan ve olanak sağlamaktadır. İnternet üzerindeki sohbet siteleri yada sohbet odalarında, sohbet ve chat yapabilmek için çeşitli chat programlarına ihtiyaç duyulmaktadır. Facebook, msn, icq, skypee gibi sohbet programları, kendi ürettikleri chat programları veya resmi internet siteleri üzerinden üyeleri arası çevrim içi, chat yapmayı, görüntülü ve sesli sohbet imkanını saglamaktadırlar. Sohbet siteleri yada sohbet odaları diye tabir ettiğimiz eski yazılı sohbet odaları ise, web siteleri üzerinde java, web, flash ve mobil cihazlara uyumlu jaquery yazılımları sayesinde sohbet ve chat yapmak isteyen, eğlenmek ve yeni arkadaşlar bulmak isteyen, kaliteli ve seviyeli ortam arayan kullanıcılarına, sohbet ve chat odalarına giriş imkanı sağlayarak sohbet etmelerine aracılık ederler. Mobil cihazların kullanımının artması sohbet odaları ve sohbet sitelerini mobil cihazlara uyumlu yeni yazılımlar üretmeye teşvik ederek, android uygulamalarına androirc adı verilen biz irc kullanıcılarının mobil mirc olarak ifade ettiğimiz yazılımı üretmişlerdir. Ayrıca ilk sohbet programı olarak nitelendirebileceğimiz mirc yani irc giriş programı hala kullanılmakta güncellenmekte ve kullanıcılara tavsiye edilmektedir. Sohbet odaları ve chat sitelerinde daha fazla içerik geliştirmeye acıklık ve kullanıcının kolaylıkla uygulayabilecegi değişiklikler ile mirc hala popüler yazılı sohbet ve chat programları arasında ilk sırayı almaktadır. Bir zamanların en çok tercih edilen chatroulette tanımadığımız kişiler ile rast gele sohbet programıda internet üzerinden web flash desteği ile rast gele görüntülü sesli veya yazılı sohbet ve chat yapmamızı saglayan programlar arasında yer almaktadır. http://www.ircask.com
submitted by sohbet_ to u/sohbet_ [link] [comments]


Php / jQuery ile Sohbet Uygulaması Online Sohbet Uygulaması (kız düşürme) Yabancı dil geliştiren ücretsiz 3 uygulama - YouTube En iyi 5 Arkadaşlık Uygulaması - MİLLET AÇ AÇ - YouTube Görüntülü Sohbet Uygulaması Azar İle Yabancı Kızları ... Google Play'deki Uygulamayı Bilgisayara İndirme - YouTube En iyi 5 Arkadaşlık Uygulaması P2 - MİLLET AÇ AÇ - YouTube WHO GÖRÜNTÜLÜ SOHBET MOBİL PROGRAMI TEST En İyi Arkadaşlık Uygulamaları  Best Dating Apps (TOP 10 )

Sohbet.link - Sohbet Odaları Bedava Chat Mobil Sohbet Siteleri

  1. Php / jQuery ile Sohbet Uygulaması
  2. Online Sohbet Uygulaması (kız düşürme)
  3. Yabancı dil geliştiren ücretsiz 3 uygulama - YouTube
  4. En iyi 5 Arkadaşlık Uygulaması - MİLLET AÇ AÇ - YouTube
  5. Görüntülü Sohbet Uygulaması Azar İle Yabancı Kızları ...
  6. Google Play'deki Uygulamayı Bilgisayara İndirme - YouTube
  7. En iyi 5 Arkadaşlık Uygulaması P2 - MİLLET AÇ AÇ - YouTube
  8. WHO GÖRÜNTÜLÜ SOHBET MOBİL PROGRAMI TEST
  9. En İyi Arkadaşlık Uygulamaları Best Dating Apps (TOP 10 )

sevgili uygulamaları, sevgili uygulaması, sanal sevgili uygulaması, sevgili bulmak için uygulama ... Sohbet uygulamaları ( ücretsiz ) - Duration: 12:57. cengiz turfan 4,694 views. iOS için AZAR: http://goo.gl/ywqqA3 Androd için AZAR: http://goo.gl/ywqqA3 Kanalımıza abone olmayı unutmayın http://goo.gl/y4AjCY Görüntülü sohbet uygulama... görüntülü sohbet uygulamaları, görüntülü sohbet siteleri yabancı, görüntülü sohbet programları, görüntülü sohbet programı, görüntülü sohbet siteleri hangileri, Sohbet uygulamaları ( ücretsiz ) - Duration: 12:57. cengiz turfan 6,036 views. 12:57. Omegle Beatbox (Kızlardan Instagram Almak, Flütle Beatbox ve Değişik Varlıklar) PART 11 - Duration ... Merhaba METAFOR takipçileri! En popüler arkadaşlık uygulamaları üzerine konuştuk. SnapChat kullanmayı yasakladık. Tinder maceramı anlattım. Yani sizin için a... Videoda bahsettiğim yabancı dil geliştiren ücretsiz uygulamaları telefonunuza indirerek, günlük 15-20 dakikanızı ayırarak var olan yabancı dilinizi geliştire... Bu video derste bir sohbet bölümü hazırladım. Güzel bir uygulama olduğunu düşünüyorum. Bu tür bir uygulamanın nasıl yapılacağını ayrıntılarıyla anlatmak istedim. Yaklaşık 45 ... Google Play ' deki uygulama ya da oyunu bilgisayara nasıl indirilebileceğini çok kısa ve ne bir şekilde anlatmaya çalıştım umarım işinize yarar.. Kullandığım... FACEBOOK: http://bit.ly/METAFOR INSTAGRAM: http://bit.ly/2kIBiTz TWITTER: http://bit.ly/2k6pStD Merhaba METAFOR takipçileri! En popüler arkadaşlık uygulamala...